Kia Sorento

Hyundai ile birleştikten sonra geliştirdiği yeni modellerle gözle görülür bir atağa kalkan Güney Koreli üretici Kia, özellikle Amerika pazarında oldukça güçlü bir marka. Yıllık l milyon 200 bin adetlik üretiminin 300 binini bu pazara ihraç eden firma, ticari başarısının yanı sıra marka imajı açısından da giderek güç kazanıyor. Son dönemde tasarlanan yeni nesil araçlardan biri olan Sorento, Kia’nın modern çizgisini temsil eden modellerin başında geliyor. 2002 yılında geliştirilen Sorento, firmanın Seul’deki Hwasung tesislerinde üretiliyor. Amerika pazarında 2.4 litre 139 HP ve 3.5 litre 195 HP’lik benzinli motorlarla sunulan Sorento’nun 2.5 litre 140 HP’lik common-rail turbo dizel motorlu seçeneğiyse Avrupa pazarında satılıyor. Ülkemize Çelik Motor A. Ş. tarafından ithal edilen Sorento 2.5 CRDi EX, beş ileri vitesli manuel ve dört ileri vitesli otomatik şanzıman seçenekleri bulunuyor.

Karoser, iç mekan
İlk bakışta Mercedes ML’i anımsatan çizgilere sahip olan Kia Sorento, detaylı incelendiğinde aslında özgün çizgilerden oluştuğunu belli eden modern bir tasarıma sahip. Özellikle kalın ve eğimli C sütunu sayesinde dinamik görünen Sorento’nun alaşım jantları ve tavan rayları bu dinamizmi destekliyor. 4567 mm’lik boyuyla Honda CR-V’den (4575 mm) 8 mm kısa olan Sorento, Nissan X-Trail (4510 mm), Hyundai Santa Fe (4500 mm), Jeep Cherokee (4490 mm) gibi rakiplerindense daha uzun. Aracın 1724 mm’lik yüksekliği de 1865 mm’lik Cherokee dışında tümünden fazla. Dingil mesafesi konusunda da üstünlük Kia’dan yana. 2710 mm’lik dingil mesafesi, arka koltuklarda geniş diz mesafesi sunulmasında önemli rol oynuyor. Otomobilin kaliteli malzeme kullanımıyla dikkat çeken iç mekanı, Uzakdoğulu araçlarla ilgili oluşmuş olumsuz önyargıların tümünü kırıyor. Başarılı işçilik düzeyi ve kaliteli görünen malzemeler Sorento’nun kabinine girenleri gerçekten iyi hissettiriyor. Kardeş dergimiz Auto Bild, Sorento’nun plastik kalitesini “Belki Audi’yle değil ama Peugeot’yla karşılaştırılabilecek kadar iyi” diye yorumlamıştı. Bu yoruma, kriterin Peugeot 206 değil 406 olması gerektiğini de biz ekleyelim. Ergonomik kabinde bazı detaylar eksi not alıyor. Örneğin, direksiyon simidini saran deri, pütürsüz olduğundan manevralar sırasında elden çok kolay kayıyor. Direksiyon simidi üzerindeki kumandaların aydınlatılmamış olması da gece kullanımını zorlaştırdığı için bir eksiklik. Diğer şaşırtıcı eksiklikler de dijital pusulanın bile sunulduğu araçta yol bilgisayarı gibi basit bir elektronik ünitenin ve çift açılı dış aynaların bulunmaması. Bu eksiklikler zengin donanım içinde kendini aratıyor. Ön koltukları ısıtmalı olan aracın sürücü koltuğu elektrik kumandalı. Koltukların oturma pozisyonu, dolguları ve diz mesafeleri oldukça iyi. Önde ve arkada sunulan, bardaklık, kol dayanağı ve elektrik soketleri gibi donanımlar kullanışlılığı artırıyor. Sorento’nun arka camı, bagaj kapağından bağımsız açılabildiğinden kolay kullanım imkanı sağlıyor. İçerden ve uzaktan kumandadan açılabilen bagaj camının ardında 441 litrelik bir kullanım alanı yer alıyor. Arka koltuklar yatırıldığındaysa bu hacim 1751 litreye ulaşıyor. Bagaj zemininin altında oldukça fonksiyonel küçük boşluklar bulunuyor. Ancak bagaj zemini oldukça yüksek kalıyor.

Motor, perfomans
Sorento’da hidrolik amortisörlü kaputun altında Kia’nın yeni ortağı Hyundai’ye ait olan ve Kia ar-ge departmanında biraz daha geliştirilen modern bir common-rail turbo dizel motor yer alıyor. Üstten çift eksantrikli ve 16 supaplı motorun işletim sistemiyse Bosch markasını taşıyor. Soğukken ilk çalıştırmalarda oldukça gürültülü olan motorun sesi, ısındığında dikkat çekici derecede azalıyor. Bu sessizliğe ulaşmak için zincir tahrikli motorun iç yapısında ek parçalar kullanılmış, silindir kapağına eksantrikleri tutan özel yalıtım parçaları yerleştirilmiş. Motorun titreşimsiz çalışmasıysa ikiz denge mili ve krank üzerindeki sekiz adet balans parçasıyla sağlanmış. Ayrıca blok ve karter arasına özel taban plakası eklenip yağ pompası da bu plakaya edilerek titreşimler absorbe edilmiş. İlk kalkışlarda hantal bir görüntü çizen Sorento, 2000 d/d’de elde edilen 314 Nm’lik maksimum torkla canlanıyor ve istekle hızlanıyor. Motorun Sorento’nun son hızına kadar süren canlılığı, çekiş gücü ve sessizliği beğeni topluyor. Elektronik kontrollü olan ve overdrive dışında gelişmiş özellikleri bulunmayan otomatik şanzımanın motora gösterdiği uyumsa yeterince iyi. Yakıt tüketiminde otomatik şanzımanlı olmasına karşın oldukça cimri davranan Sorento, test süresince sarf ettiği 9.2 litrelik motorinle 869 km’lik menzile ulaşabileceğini gösterdi. Daha kontrollü kullanılarak menzili 1000 km’nin üzerine çıkarmak zor görünmüyor. Sorento’nun tamamen elektronik kontrollü dört tekerlekten çekiş sistemi EST (elektronik değiştirme sistemli transfer), isteğe bağlı devreye alınabiliyor. Kokpitin solundaki düğmeyle modları değiştirilen sistem, Sorento’ya tıpkı diğer SUV’lar gibi sınırlı arazi kullanımı yeteneği sağlıyor. Kumanda 2H konumundayken arkadan itişli olarak hizmet veren Sorento, sürekli dört tekerlekten çekişli kimliğe büründüğü 4H moduna 80 km/s hıza kadar hareket halindeyken de geçebiliyor. Ancak diferansiyel dişli oranının 4.181:l’den 2.48:l’e indiği düşük devire (4L) geçebilmek için aracın durması ya da 3 km/s’nin altında olması, vitesin de boşta (N) olması gerekiyor. Araçta diferansiyel kilidinin bulunmaması arazi kullanımı limitlerini azaltıyor.

Kullanım, konfor
Süspansiyon sistemi Porsche tarafından geliştirilen Sorento, ustasını mahcup etmeyen bir sürüş karakterine sahip. Bazı engebelerde süspansiyonun gürültülü çalışması dışında problem göze çarpmayan aracın asfalt sürüşlerindeki tutunma kararlılığıysa gerçekten etkileyici. Öne-arkaya dalma yapmayan Sorento, sert hareketlerde de yanlara yığılmıyor. Üstelik stabilite kararlığını ibre 170 km/s’yi gösterdiğinde bile koruyor. Şehir ve otoyol trafiğinin yanı sıra kaygan zeminler ve az engebeli toprak yüzeylerde kullanılmak üzere geliştirilen Sorento, 27.9 derecelik yaklaşma, 26.4 derecelik uzaklaşma ve 21.9 derecelik karın açılarıyla sınıf ortalamalarında kalıyor. Araziye uygun lastikler kullanılsa bile bu açılar nedeniyle arazide riske girmek beklenmedik anlarda takılıp kalmaya yol açabiliyor. Sorento’daki ön ısıtma ünitesi sayesinde kalorifer suyunun çok çabuk ısıtılabilmesi sağlanıyor. Buji tipi ısıtma sistemi kullanılan sistemle motor soğukken bile kaloriferden ısı elde edilebiliyor. Gerçekten de araç tamamen soğukken yola çıkıldıktan birkaç yüz metre sonra peteklerden sıcak hava gelmeye başlıyor. Aracın hassas dozlanabilen fren sistemi, BMW X5 ve Mercedes ML’e (40 m) yakın duruş mesafesi sağlayabiliyor. 100 km/s hızda saptadığımız 41 metrelik duruş mesafesi bu sınıftaki bir araç için iyi. Üst üste yapılan frenler sonrasında bu mesafenin en çok 42 metreye uzaması da olumlu. Motor sesi yalıtımı özel uygulamalarla sağlanan aracın, yol, rüzgar ve lastik sesi gibi sorunları da yok. Rahatsız edici gelebilecek tek gürültü, zaman zaman sert süspansiyon sisteminden duyuluyor.

Yorum yap


eXTReMe Tracker
diyetisyen-diyet-