Kia Shuma 1.6

Güney Koreli üretici Kia’nın kompakt sınıftaki temsilcisi Shuma, ilk olarak 1993 yılında, eski nesil Mazda 323 ve Mercury Tracer’ın kullandığı platform üzerinde Sephia adıyla üretildi. 1997′de bazı pazarlarda Sephia II adıyla satılırken bazılarında da Shuma adını alan otomobilin üzerinde yükseldiği platform değişmedi. Shuma, 2000 yılında geçirdiği makyaj sonrası Shuma II adını aldı. Halen Güney Kore’de 1.5 litre 80 HP, 1.6 litre 101 HP ve 1.8 litre 114 HP’lik benzinli motorlarla üretilen otomobilde otomatik şanzıman isteğe bağlı olarak sunuluyor. Kia Shuma II ülkemizde Comfort ve Luxury donanım paketleriyle satılıyor.

Karoser, iç mekan
Eski bir platform üzerinde, geçen yıllarla birlikte modernize edilen ve temel yapı olarak yaklaşık 10 yıllık geçmişi olan Shuma, dinamik dış görünüme sahip bir liftback. Bu dinamizmde BMW 3 Serisi gibi çerçevesinin altı yuvarlatılmış farları, akıcı hatları ve liftback formundan gelen sportiflik pay sahibi. Far çerçevelerinin siyah olması otomobile sinirli bir yüz ifadesi kazandırıyor. 4525 mm’lik boyuyla kompakt sınıf sedanlanndan uzun olan Shuma’nın 2560 mm’lik aks mesafesi kompakt sınıf ortalamalarında. Kia Shuma’nın iç mekanında genel kokpit yerleşimi yeterli kullanım özellikleri sağlıyor. Çoğu kumanda düğmesi, müzik sistemi ve havalandırma kumandaları orta konsolda ergonomik olarak yerleştirilmiş. Ancak arka cam sileceğinin düğmeyle kumanda edildiği araçlar en son 1990′lı yılların ilk yarısında görülmüştü. Üstelik Shuma’nın arka cam sileceği iki farklı düğmeyle kumanda ediliyor. Bu düğmeler direksiyon simidinin arkasında gizli kaldığından gerekli olduğunda kendilerini aratıyor. Sinyal ve silecek kollarının kullanımı da sert. Otomobilin yumuşak dolgulu koltukları istenen sürüş pozisyonuna kolayca ayarlanıyor. Ancak bu yumuşaklık uzun yolculuklarda rahatsızlık yaratabiliyor. Koltukların kenarlarını kaplayan vinleks malzemeye de modern otomobillerde rastlanmıyor. Önde ve arkada yeterli oturma alanı, baş ve diz mesafesi sunan Shuma’nın el freninin yanında ikili bardaklık yer alıyor. Bardak boyutuna göre genişliği ayarlanan bu bölümlerin ayarıysa hassas değil. Meşrubat şişeleri için kapı içlerinde özel yerler sunuluyor. Kokpitin plastik kalitesi yeterliyse de kapı içlerindeki malzeme vasatlığıyla dikkat çekiyor. Shuma’nın büyük bagaj kapağının geniş açılmasıyla kolay ulaşılan 440 litrelik bagajı, gerektiğinde arka koltukların 60:40 oranında katlanmasıyla 780 litreye kadar genişletilebiliyor.

Motor, performans
Shuma II’de kullanılan, üstten çift eksantrikli ve 16 supaplı, 1.6 litrelik motor, Güney Koreli firmanın kendi geliştirdiği bir güç paketi. 101 HP’lik gücü 144 Nm’lik maksimum tork değerleriyle son dönemde geliştirilmediği belli olan motor, 16 bitlik mikro işlemciyle yönetiliyor. Alt devirlerde oldukça cansız olan motor, geleneksel yapılı otomatik şanzımanın da yavaşlığıyla kalkışlarda otomobili hızlandırmakta nazlanıyor. Uzun oranların seçildiği şanzıman, sarsıntılı ve yavaş değişimlerin yanı sıra overdrive dışında herhangi bir gelişmiş özelliği olmamasıyla eski nesil olduğunu belli ediyor. Motor orta devirlere doğru kendine gelip canlanıyor ama bu kez de gürültüsü çok artıyor. Yüksek hızlarda overdrive sistemi devreden çıkartılırsa motor gürültüsü sohbet etmeyi zorlaştıracak kadar artıyor ve yalıtım çok başarılı olmadığından kabine sızıyor. Hızlanma performansı düşük olan Shuma II, son hızına doğru yol alırken de pek aceleci değil. Bir aile otomobilinden zaten sportif performans beklenmiyor ama Shuma oldukça yavaş kalıyor. Bu özellikler içinde yakıt tüketiminin de 1.6 litrelik otomatik şanzımanlı kompakt otomobillere göre yüksek gerçekleşmesi sürpriz olmadı. 100 km’de tüketilen 10.0 litrelik benzin, 50 litrelik depoyla ancak 500 km’lik menzile izin veriyor ki o da ortalamaların altında. Örneklersek geçmişteki testlerinde Ford Focus 1.6 16V Otomatik 8.8 litre, Astra 1.6 16V Otomatik ise 9.5 litre yakıt tüketmişti. Bu durum da teknoloji farkını ortaya koyuyor.

Kullanım, konfor
Kia Shuma II’nin önde MacPherson tip salıncaklı, arkada iki kollu süspansiyon sistemi, özellikle de viyadüklerde rüzgardan kolay etkilenen otomobile düzlüklerde yeterli stabilite sağlayabiliyor. Ancak virajlarda hem yoğun salınım nedeniyle dengesizlikler yaşanıyor hem de biraz zorlandığında önden kayma başlıyor. Süspansiyonun gecikmeli tepkileri zemindeki engeller aşıldıktan sonra da beklenmedik salınımlara yol açabiliyor. Ama süspansiyonun sessiz çalışması olumlu. Otomobilin hıza duyarlı direksiyonu özellikle manevralarda ağır kalıyor. Koltukların ayar mekanizması sorunsuz kullanılabiliyor. Özellikle sürücü koltuğundaki bel destek ayarı, yumuşak dolgulu koltukta bir gereksinim olarak görünüyor. Otomobilin ABS ve EBD destekli fren sistemi 100 km/s hızda yapılan frenlerde 42 metrede duruş sağlayabiliyor. Ne var ki üst üste yapılan frenler sonunda ısındığı için kaydırmaya başlıyor ve duruş mesafesi 44 metreyi buluyor.

Yorum yap


eXTReMe Tracker
diyetisyen-diyet-