Kia kategorisi için arşiv

Kia Sportage 2.0 CRDi

2004 yılında Sorento ile başladığı yeni dönemi Opirus, Picanto ve Cerato modelleriyle bir kalite çağına dönüştüren Güney Koreli üretici Kia, küçük SUV modeli Sportage’le de pazarın zirvesine göz koydu. Mazda kökenli olan ilk nesli 1993′te tanıtılan Sportage’in ikinci kuşağı, firma Hyundai şemsiyesi altına girdikten sonra onun teknolojisiyle tasarlanıp Tucson modeliyle birlikte üretildi. 2.0 litre 140 HP ve 2.7 litre 173 HP’lik benzinli ve 2.0 litre 112 HP’lik dizel motorlarla üretilen otomobil, manuel ve tiptronic şanzıman seçenekleriyle satılıyor. Sportage ülkemize sadece dizel motorla ve otomatik şanzımanla ithal ediliyor.

Karoser, iç mekan
Kia’nın küçük SUV’u Sportage, şehir trafiği için tasarlanmış kompakt yapılı ve kullanışlı bir araç. Önde kromajlı ızgarasıyla güçlü bir görünüme sahip olan otomobilin arka yapısında sportif tavan raylarının bagaj kapağına doğru uzandığı görülüyor. Otomobilin kan kardeşi Tucson’la büyük benzerlikleri ve küçük farklılıkları bulunsa da kalite ibresi biraz daha Sportage’dan yana. İki otomobilin kokpit yapıları temel olarak aynı. Ama Sportage’in kardeşine göre kalite hissini yükselten iki renkli kokpitinde yolcu tarafındaki tutamak ve vites konsolunun önündeki iki bardaklık fark yaratıyor. Cerato’nun kokpitini anımsatan metal kaplamalar ve büyük LCD ekranlar da bir başka kalite göstergesi. Bardaklıkların önünde küçük eşyalar için bir boşluk bulunuyor. Küllük tasarımları da ergonomik açıdan Sportage’den yana. Ayrıca Sportage kokpitinde yolcu tarafında poşet sabitlemek için açılır kapanır askı yer alıyor. Buna karşılık Tucson’da direksiyon kolonunun altında sunulan raf Sportage’da bulunmuyor. Kardeş araçların sinyal/silecek kolları ve uzaktan kumandaları bile aynıyken Tucson’da standart sunulan MP3 çalarlı müzik sisteminin Sportage’de opsiyon olmasıysa garip bir durum. Otomobilin karoser ve kabinindeki muntazam montaj aralıkları işçilik kalitesi hakkında fikir veriyor. Avrupalı otomobilleri hatırlatan kalitede deriyle kaplı koltuklarda minderler geniş, sertliğiyle ideal. Ön koltukların ayar mekanizmalarıysa sorunsuz kullanılıyor. Otomobilin birbirinden ayrı açılabilen arka cam ve bagaj kapağıyla ulaşılabilen bagajı 325 litrelik kısıtlı kullanım alanı sunuyor. Bu boyutlardaki bir araçta daha çok kullanım alanı olmalıydı. Anlaşılan mühendisler tercihlerini kabin genişliğinden yana kullanmış.

Motor, performans
Sportage’e güç veren 2.0 litrelik turbo beslemeli ve intercoolerlı motor, firmanın Carens modelinin yanı sıra kardeş firma Hyundai’nin Tucson, Sanla Fe ve Elantra modellerinden de tanıdık. Geçen yıl içinde Santa Fe’de 125 HP’lik versiyonu kullanılmaya başlanan motor, Sportage’de Tucson’da olduğu gibi 112 HP güç üretiyor. 245 Nm’lik maksimum torkunu 1800-2500 d/d arasında sürekli üreten motor, ağırlığı ve çekiş sisteminin yarattığı ağırbaşlılık el verdiğince canlılık gösteriyor. Kalkışlarda alt devirlerde üretilen yüksek torka karşın otomatik şanzımanlı 1.7 tonluk aracın kaprisli ivmelenmesi, neyse ki ara hızlanmalarda yerini kabul edilebilir ataklığa bırakıyor. Sonuçta amaç trafikte yükseğe çıkıp rahat etmek ve hafta sonları hafif kır gezilerine çıkmaksa Sportage buna uygun bir otomobil. Motordan yayılan dizel sesi, özellikle kalkışlarda fazlaca duyulurken normal sürüş koşullarında rahatsızlık vermiyor. Kan kardeşi Tucson’la ortak mekanik aksamın bir parçasını da Hyundai ve Porsche’yle birlikte geliştirilen 5 ileri vitesli otomatik şanzıman oluşturuyor. Manuel kullanım imkanıyla sürücüsüne yüksek devirleri zorlayabilirken ve yavaşlamalarda motor kompresyonundan destek alma imkanı veren sistem kick down taleplerini çabuk yanıtlıyor. Bu da sollamalarda çabukluk ve risksiz sürüş getiriyor. Sportage’in test koşullarında 100 km’de sarf ettiği 8.8 litrelik motorin, ortalama tüketim hakkında olumlu ipuçları veriyor. Bu kadar düşük tüketim SUV sahiplerinin iki kabusundan birini çözüme kavuşturuyor. Neyse ki Sportage 2.0 litrelik motoru sayesinde diğer kabus olan vergi yüküyle boğuşmuyor.

Kullanım, konfor
Bütün şehir tipi SUV’lar gibi Sportage de çekiş özellikleriyle otoyol sürüşlerinin dışında hafif arazi koşullarında ve karlı yollarda iddiasız ama keyifli sürüşler yapmaya imkan tanıyacak yapıda. Normal kullanımda önden çekişli olan araçta çekiş kaybı başladığında Borg Warner imzalı çekiş sistemi elektronik interaktif tork yönetim sistemiyle motorun ürettiği gücü arka akslara da iletmeye başlıyor. Kokpitin solundaki 4WD Lock düğmesine basıldığında sistem çekişi 50/50′ye kilitliyor. Tucson’dan farklı olarak ESP’ye de sahip olan otomobil yine de kaygan yüzeylerde güvenli sürüşten fazlasını vaat etmiyor. Zaten ESP’yi kaygan yüzeyler dışında çalıştırmak için sürüşle ilgili ciddi hatalar yapmak gerekiyor. Gerek çekiş sistemi, gerek lastik özellikleri ve gerekse gövde açıları ağırlaşan arazi koşullarında ilerleme imkanına sahip değil. Gövdenin 28.2 derecelik yaklaşma ve 31.9 derecelik uzaklaşma açıları arazideki marifetlerinin çok iddialı olmadığını açıklıyor. Sportage’in asfalt kullanımına göz atarsak, yerden yüksekliği 195 mm olan araçla virajlarda oyun oynamaya gerek yok. Çekiş sisteminin hızlı tepkilerine karşın yüksek araçlarda stabilite kaybı çok daha kolay gerçekleşiyor. Aracın direksiyonu çabuk tepki veriyor ve keskin yönlendirmeler yapabiliyor. Sistemin sertlik dozu manevralarda sıkıntı yaşanmasını önlüyor, Panik frenlerde ABS ve EBD destekli fren sistemiyle 100 km/s’den 38 metrede stabil duruşlar yapabilen Sportage, bu derecesini üst üste yapılan 8 duruşta koruyabiliyor.

Kia Sorento

Hyundai ile birleştikten sonra geliştirdiği yeni modellerle gözle görülür bir atağa kalkan Güney Koreli üretici Kia, özellikle Amerika pazarında oldukça güçlü bir marka. Yıllık l milyon 200 bin adetlik üretiminin 300 binini bu pazara ihraç eden firma, ticari başarısının yanı sıra marka imajı açısından da giderek güç kazanıyor. Son dönemde tasarlanan yeni nesil araçlardan biri olan Sorento, Kia’nın modern çizgisini temsil eden modellerin başında geliyor. 2002 yılında geliştirilen Sorento, firmanın Seul’deki Hwasung tesislerinde üretiliyor. Amerika pazarında 2.4 litre 139 HP ve 3.5 litre 195 HP’lik benzinli motorlarla sunulan Sorento’nun 2.5 litre 140 HP’lik common-rail turbo dizel motorlu seçeneğiyse Avrupa pazarında satılıyor. Ülkemize Çelik Motor A. Ş. tarafından ithal edilen Sorento 2.5 CRDi EX, beş ileri vitesli manuel ve dört ileri vitesli otomatik şanzıman seçenekleri bulunuyor.

Karoser, iç mekan
İlk bakışta Mercedes ML’i anımsatan çizgilere sahip olan Kia Sorento, detaylı incelendiğinde aslında özgün çizgilerden oluştuğunu belli eden modern bir tasarıma sahip. Özellikle kalın ve eğimli C sütunu sayesinde dinamik görünen Sorento’nun alaşım jantları ve tavan rayları bu dinamizmi destekliyor. 4567 mm’lik boyuyla Honda CR-V’den (4575 mm) 8 mm kısa olan Sorento, Nissan X-Trail (4510 mm), Hyundai Santa Fe (4500 mm), Jeep Cherokee (4490 mm) gibi rakiplerindense daha uzun. Aracın 1724 mm’lik yüksekliği de 1865 mm’lik Cherokee dışında tümünden fazla. Dingil mesafesi konusunda da üstünlük Kia’dan yana. 2710 mm’lik dingil mesafesi, arka koltuklarda geniş diz mesafesi sunulmasında önemli rol oynuyor. Otomobilin kaliteli malzeme kullanımıyla dikkat çeken iç mekanı, Uzakdoğulu araçlarla ilgili oluşmuş olumsuz önyargıların tümünü kırıyor. Başarılı işçilik düzeyi ve kaliteli görünen malzemeler Sorento’nun kabinine girenleri gerçekten iyi hissettiriyor. Kardeş dergimiz Auto Bild, Sorento’nun plastik kalitesini “Belki Audi’yle değil ama Peugeot’yla karşılaştırılabilecek kadar iyi” diye yorumlamıştı. Bu yoruma, kriterin Peugeot 206 değil 406 olması gerektiğini de biz ekleyelim. Ergonomik kabinde bazı detaylar eksi not alıyor. Örneğin, direksiyon simidini saran deri, pütürsüz olduğundan manevralar sırasında elden çok kolay kayıyor. Direksiyon simidi üzerindeki kumandaların aydınlatılmamış olması da gece kullanımını zorlaştırdığı için bir eksiklik. Diğer şaşırtıcı eksiklikler de dijital pusulanın bile sunulduğu araçta yol bilgisayarı gibi basit bir elektronik ünitenin ve çift açılı dış aynaların bulunmaması. Bu eksiklikler zengin donanım içinde kendini aratıyor. Ön koltukları ısıtmalı olan aracın sürücü koltuğu elektrik kumandalı. Koltukların oturma pozisyonu, dolguları ve diz mesafeleri oldukça iyi. Önde ve arkada sunulan, bardaklık, kol dayanağı ve elektrik soketleri gibi donanımlar kullanışlılığı artırıyor. Sorento’nun arka camı, bagaj kapağından bağımsız açılabildiğinden kolay kullanım imkanı sağlıyor. İçerden ve uzaktan kumandadan açılabilen bagaj camının ardında 441 litrelik bir kullanım alanı yer alıyor. Arka koltuklar yatırıldığındaysa bu hacim 1751 litreye ulaşıyor. Bagaj zemininin altında oldukça fonksiyonel küçük boşluklar bulunuyor. Ancak bagaj zemini oldukça yüksek kalıyor.

Motor, perfomans
Sorento’da hidrolik amortisörlü kaputun altında Kia’nın yeni ortağı Hyundai’ye ait olan ve Kia ar-ge departmanında biraz daha geliştirilen modern bir common-rail turbo dizel motor yer alıyor. Üstten çift eksantrikli ve 16 supaplı motorun işletim sistemiyse Bosch markasını taşıyor. Soğukken ilk çalıştırmalarda oldukça gürültülü olan motorun sesi, ısındığında dikkat çekici derecede azalıyor. Bu sessizliğe ulaşmak için zincir tahrikli motorun iç yapısında ek parçalar kullanılmış, silindir kapağına eksantrikleri tutan özel yalıtım parçaları yerleştirilmiş. Motorun titreşimsiz çalışmasıysa ikiz denge mili ve krank üzerindeki sekiz adet balans parçasıyla sağlanmış. Ayrıca blok ve karter arasına özel taban plakası eklenip yağ pompası da bu plakaya edilerek titreşimler absorbe edilmiş. İlk kalkışlarda hantal bir görüntü çizen Sorento, 2000 d/d’de elde edilen 314 Nm’lik maksimum torkla canlanıyor ve istekle hızlanıyor. Motorun Sorento’nun son hızına kadar süren canlılığı, çekiş gücü ve sessizliği beğeni topluyor. Elektronik kontrollü olan ve overdrive dışında gelişmiş özellikleri bulunmayan otomatik şanzımanın motora gösterdiği uyumsa yeterince iyi. Yakıt tüketiminde otomatik şanzımanlı olmasına karşın oldukça cimri davranan Sorento, test süresince sarf ettiği 9.2 litrelik motorinle 869 km’lik menzile ulaşabileceğini gösterdi. Daha kontrollü kullanılarak menzili 1000 km’nin üzerine çıkarmak zor görünmüyor. Sorento’nun tamamen elektronik kontrollü dört tekerlekten çekiş sistemi EST (elektronik değiştirme sistemli transfer), isteğe bağlı devreye alınabiliyor. Kokpitin solundaki düğmeyle modları değiştirilen sistem, Sorento’ya tıpkı diğer SUV’lar gibi sınırlı arazi kullanımı yeteneği sağlıyor. Kumanda 2H konumundayken arkadan itişli olarak hizmet veren Sorento, sürekli dört tekerlekten çekişli kimliğe büründüğü 4H moduna 80 km/s hıza kadar hareket halindeyken de geçebiliyor. Ancak diferansiyel dişli oranının 4.181:l’den 2.48:l’e indiği düşük devire (4L) geçebilmek için aracın durması ya da 3 km/s’nin altında olması, vitesin de boşta (N) olması gerekiyor. Araçta diferansiyel kilidinin bulunmaması arazi kullanımı limitlerini azaltıyor.

Kullanım, konfor
Süspansiyon sistemi Porsche tarafından geliştirilen Sorento, ustasını mahcup etmeyen bir sürüş karakterine sahip. Bazı engebelerde süspansiyonun gürültülü çalışması dışında problem göze çarpmayan aracın asfalt sürüşlerindeki tutunma kararlılığıysa gerçekten etkileyici. Öne-arkaya dalma yapmayan Sorento, sert hareketlerde de yanlara yığılmıyor. Üstelik stabilite kararlığını ibre 170 km/s’yi gösterdiğinde bile koruyor. Şehir ve otoyol trafiğinin yanı sıra kaygan zeminler ve az engebeli toprak yüzeylerde kullanılmak üzere geliştirilen Sorento, 27.9 derecelik yaklaşma, 26.4 derecelik uzaklaşma ve 21.9 derecelik karın açılarıyla sınıf ortalamalarında kalıyor. Araziye uygun lastikler kullanılsa bile bu açılar nedeniyle arazide riske girmek beklenmedik anlarda takılıp kalmaya yol açabiliyor. Sorento’daki ön ısıtma ünitesi sayesinde kalorifer suyunun çok çabuk ısıtılabilmesi sağlanıyor. Buji tipi ısıtma sistemi kullanılan sistemle motor soğukken bile kaloriferden ısı elde edilebiliyor. Gerçekten de araç tamamen soğukken yola çıkıldıktan birkaç yüz metre sonra peteklerden sıcak hava gelmeye başlıyor. Aracın hassas dozlanabilen fren sistemi, BMW X5 ve Mercedes ML’e (40 m) yakın duruş mesafesi sağlayabiliyor. 100 km/s hızda saptadığımız 41 metrelik duruş mesafesi bu sınıftaki bir araç için iyi. Üst üste yapılan frenler sonrasında bu mesafenin en çok 42 metreye uzaması da olumlu. Motor sesi yalıtımı özel uygulamalarla sağlanan aracın, yol, rüzgar ve lastik sesi gibi sorunları da yok. Rahatsız edici gelebilecek tek gürültü, zaman zaman sert süspansiyon sisteminden duyuluyor.

Kia Shuma II 1.6

Kia’nın, tasarımını ve donanımını yenilediği Shuma II, önceki modele göre daha fazla performans ve konfor sunuyor.
Kia’nın Türkiye distribütörü Çelik Motor tarafından pazara sunulan Shuma II, sportif hatlarıyla ilk bakışta dikkatleri üzerine çekiyor.

Tasarım

Genel olarak sportif hatlara sahip olan Shuma II, liftback bir otomobil görünümüne sahip. Önden bakıldığında Hyundai’nin Elantra modelini çağrıştıran otomobil, ancak yenilenen ön tampon ve farlarıyla daha dinamik bir görüntü çiziyor.
Akıcı bir tasarıma sahip olan Shuma II’nin tamamen yenilenen arka bölümü lüks segmentteki otomobilleri hatırlatıyor.
Gövde rengi tamponlar ve agresif görünümüyle performansı öne çıkarmaya çalışan araç, uygun fiyatla spor görünümlü bir otomobil almak isteyenler için ideal.
4525 mm. uzunluğa, 1720 mm. genişliğe ve 1415 mm. yüksekliğe sahip otomobil, bu ölçüleriyle geniş bir iç mekan da sağlıyor.

İç mekan

Dış boyutlarıyla doğru orantılı olarak geniş bir kullanım alanı sağlayan Shuma II, lüks pakette deri ağırlıklı bir iç mekan sunuyor. Genel olarak kaliteli malzemelerin kullanıldığı lüks donanımda (LS) dış tasarımdaki sportif etki aracın içinde de devam ediyor. Yükseklik ve bel ayarlı ergonomik sürücü koltuğu konforlu yolculuk imkanı verirken, geniş ön ve yan camlar da iyi bir görüş alanı sunuyor.
Gösterge paneli ve orta konsol alüminyum kaplama bir bölüm altında toplanmış. Otomobilin en solunda dış dikiz aynalarının elektrikli kumanda butonu ve onun yanında ön sis farlarının kumanda butonu bulunuyor.
Yükseklik ayarlı direksiyon simidinin hemen ardında bulunan gösterge paneli kolay okunabilecek şekilde tasarlanmış. Panelin solunda yarım daire biçiminde devir saati yer alırken, ortada daire şeklinde hız göstergesi, sağ yanda ise üst üste yarım daire şeklinde hararet ve yakıt göstergeleri bulunuyor. Otomobilin elektronik arıza ve uyarı göstergeleri ise bu panelin heri iki yanında yukarıdan aşağıya doğru sıralanıyor. Hız göstergesinin altında ise aracın katettiği mesafe ile ilgili bilgilerin bulunduğu dijital bir ekran yer alıyor.
Orta konsolun en üstünde geniş havalandırma ızgaraları dikkat çekiyor. Bu ızgaraların altındaki bölümde sırasıyla yan yana arka sis farı, buğu çözücü ve dörtlü sinyal lambası kumanda düğmeleri bulunuyor. Bu düğmelerin sağında ise saati gösteren dijital bir ekran yer alıyor. Bu bölümden sonra aşağıya doğru müzik ve polen filtreli klima sistemi, en altta ise küllük ve çakmak yuvası sıralanıyor.
Elektrikli cam açma kapama düğmeleri ise yine sürücü kapısının kolçağında yer alıyor. Düz vites kolunun sağında iki adet bardak tutucu bulunurken, aracın içindeki birçok küçük bölme ve ön iki koltuğun arasında bulunan kol desteğinin içindeki boş bölüm seyahat sırasında ufak tefek eşyaların aracın içinde savrulmaması açısından oldukça kullanışlı. Aracın ön camıyla tavanın birleştiği yerde bulunan bölümde ise bir adet gözlük kabı bulunması da yine hoş bir ayrıntı olarak dikkat çekiyor.

Motor ve Performans

Kia tarafından 1.6 lt. 101 hp ve 1.8 lt. 114 hp gücünde iki farklı motor seçeneğiyle üretilen Shuma II, ülkemizde sadece 1.6 litrelik motor versiyonuyla satışa sunuluyor.
MI-TECH adı verilen teknolojiyle geliştirilen 1.6 lt. 16V 101 hp gücündeki motor, düşük vites oranlarında kolay devirleniyor ve seri kullanıma imkan tanıyor. Hıza duyarlı direksiyon sayesinde kolay kontrol edilebilen otomobil, geliştirilmiş MacPherson tip ön süspansiyon ile çift linkli arka süspansiyon sayesinde yüksek hızlarda ve virajlarda oldukça başarılı bir yol tutuş sağlıyor. Yarı sert süspansiyon sistemi yoldaki küçük engebeleri kolayca yalıtıyor. Geniş ön ve yan camları sayesinde iyi bir görüş alanı sunan Shuma II 1.6 LS, 100 kilometrede ortalama 7.0 litre yakıt tüketirken, en fazla 190 km/sa. hıza ulaşabiliyor.
Ses yalıtımı iyi yapılan araçta sürüş konforunu engelleyecek kadar önemli ergonomik bir kusur bulunmuyor.

Güvenlik

Bozuk yollarda oluşan titreşimleri düşük hız kompresyon valfi sayesinde kolayca emen Shuma II’de güvenliğe de önem veriliyor. Araçta standart olarak, EBD destekli ABS fren sistemi, CIAS güvenlik performansı, gücü dengelenmiş hava yastığı, emniyet kemerinde yük sınırlayıcı sistem, çarpışma anında darbeleri emen gövde yapısı, immobilizer, yakıt güvenlik sistemi, darbe emici direksiyon, kapı içi çelik barlar, çocuk kilidi, 3. fren lambası ve şase üzerinde ön ve arka katlanma noktaları bulunuyor.

Kia Shuma 1.6

Güney Koreli üretici Kia’nın kompakt sınıftaki temsilcisi Shuma, ilk olarak 1993 yılında, eski nesil Mazda 323 ve Mercury Tracer’ın kullandığı platform üzerinde Sephia adıyla üretildi. 1997′de bazı pazarlarda Sephia II adıyla satılırken bazılarında da Shuma adını alan otomobilin üzerinde yükseldiği platform değişmedi. Shuma, 2000 yılında geçirdiği makyaj sonrası Shuma II adını aldı. Halen Güney Kore’de 1.5 litre 80 HP, 1.6 litre 101 HP ve 1.8 litre 114 HP’lik benzinli motorlarla üretilen otomobilde otomatik şanzıman isteğe bağlı olarak sunuluyor. Kia Shuma II ülkemizde Comfort ve Luxury donanım paketleriyle satılıyor.

Karoser, iç mekan
Eski bir platform üzerinde, geçen yıllarla birlikte modernize edilen ve temel yapı olarak yaklaşık 10 yıllık geçmişi olan Shuma, dinamik dış görünüme sahip bir liftback. Bu dinamizmde BMW 3 Serisi gibi çerçevesinin altı yuvarlatılmış farları, akıcı hatları ve liftback formundan gelen sportiflik pay sahibi. Far çerçevelerinin siyah olması otomobile sinirli bir yüz ifadesi kazandırıyor. 4525 mm’lik boyuyla kompakt sınıf sedanlanndan uzun olan Shuma’nın 2560 mm’lik aks mesafesi kompakt sınıf ortalamalarında. Kia Shuma’nın iç mekanında genel kokpit yerleşimi yeterli kullanım özellikleri sağlıyor. Çoğu kumanda düğmesi, müzik sistemi ve havalandırma kumandaları orta konsolda ergonomik olarak yerleştirilmiş. Ancak arka cam sileceğinin düğmeyle kumanda edildiği araçlar en son 1990′lı yılların ilk yarısında görülmüştü. Üstelik Shuma’nın arka cam sileceği iki farklı düğmeyle kumanda ediliyor. Bu düğmeler direksiyon simidinin arkasında gizli kaldığından gerekli olduğunda kendilerini aratıyor. Sinyal ve silecek kollarının kullanımı da sert. Otomobilin yumuşak dolgulu koltukları istenen sürüş pozisyonuna kolayca ayarlanıyor. Ancak bu yumuşaklık uzun yolculuklarda rahatsızlık yaratabiliyor. Koltukların kenarlarını kaplayan vinleks malzemeye de modern otomobillerde rastlanmıyor. Önde ve arkada yeterli oturma alanı, baş ve diz mesafesi sunan Shuma’nın el freninin yanında ikili bardaklık yer alıyor. Bardak boyutuna göre genişliği ayarlanan bu bölümlerin ayarıysa hassas değil. Meşrubat şişeleri için kapı içlerinde özel yerler sunuluyor. Kokpitin plastik kalitesi yeterliyse de kapı içlerindeki malzeme vasatlığıyla dikkat çekiyor. Shuma’nın büyük bagaj kapağının geniş açılmasıyla kolay ulaşılan 440 litrelik bagajı, gerektiğinde arka koltukların 60:40 oranında katlanmasıyla 780 litreye kadar genişletilebiliyor.

Motor, performans
Shuma II’de kullanılan, üstten çift eksantrikli ve 16 supaplı, 1.6 litrelik motor, Güney Koreli firmanın kendi geliştirdiği bir güç paketi. 101 HP’lik gücü 144 Nm’lik maksimum tork değerleriyle son dönemde geliştirilmediği belli olan motor, 16 bitlik mikro işlemciyle yönetiliyor. Alt devirlerde oldukça cansız olan motor, geleneksel yapılı otomatik şanzımanın da yavaşlığıyla kalkışlarda otomobili hızlandırmakta nazlanıyor. Uzun oranların seçildiği şanzıman, sarsıntılı ve yavaş değişimlerin yanı sıra overdrive dışında herhangi bir gelişmiş özelliği olmamasıyla eski nesil olduğunu belli ediyor. Motor orta devirlere doğru kendine gelip canlanıyor ama bu kez de gürültüsü çok artıyor. Yüksek hızlarda overdrive sistemi devreden çıkartılırsa motor gürültüsü sohbet etmeyi zorlaştıracak kadar artıyor ve yalıtım çok başarılı olmadığından kabine sızıyor. Hızlanma performansı düşük olan Shuma II, son hızına doğru yol alırken de pek aceleci değil. Bir aile otomobilinden zaten sportif performans beklenmiyor ama Shuma oldukça yavaş kalıyor. Bu özellikler içinde yakıt tüketiminin de 1.6 litrelik otomatik şanzımanlı kompakt otomobillere göre yüksek gerçekleşmesi sürpriz olmadı. 100 km’de tüketilen 10.0 litrelik benzin, 50 litrelik depoyla ancak 500 km’lik menzile izin veriyor ki o da ortalamaların altında. Örneklersek geçmişteki testlerinde Ford Focus 1.6 16V Otomatik 8.8 litre, Astra 1.6 16V Otomatik ise 9.5 litre yakıt tüketmişti. Bu durum da teknoloji farkını ortaya koyuyor.

Kullanım, konfor
Kia Shuma II’nin önde MacPherson tip salıncaklı, arkada iki kollu süspansiyon sistemi, özellikle de viyadüklerde rüzgardan kolay etkilenen otomobile düzlüklerde yeterli stabilite sağlayabiliyor. Ancak virajlarda hem yoğun salınım nedeniyle dengesizlikler yaşanıyor hem de biraz zorlandığında önden kayma başlıyor. Süspansiyonun gecikmeli tepkileri zemindeki engeller aşıldıktan sonra da beklenmedik salınımlara yol açabiliyor. Ama süspansiyonun sessiz çalışması olumlu. Otomobilin hıza duyarlı direksiyonu özellikle manevralarda ağır kalıyor. Koltukların ayar mekanizması sorunsuz kullanılabiliyor. Özellikle sürücü koltuğundaki bel destek ayarı, yumuşak dolgulu koltukta bir gereksinim olarak görünüyor. Otomobilin ABS ve EBD destekli fren sistemi 100 km/s hızda yapılan frenlerde 42 metrede duruş sağlayabiliyor. Ne var ki üst üste yapılan frenler sonunda ısındığı için kaydırmaya başlıyor ve duruş mesafesi 44 metreyi buluyor.

Kia Sephia LS

Kia’nın 1997 yılında yenilenen kompakt sınıftaki temsilcisi Sephia, mayıs ayının ikinci yarısından bu yana Türkiye’de de satılıyor. Sadece 1,5 litre 91 HP’lik motorla satılan Sephia’nın RS ve LS olmak üzere iki donanım versiyonu bulunuyor.

Karoser, iç mekan
Yeni Sephia’nın boyutları eskisine göre tamamen değişmiş.Boyu 4427 mm olan yeni Sephia eskisine göre 67 mm. daha uzun.Genişliği 19 mm. artarak 1711 mm’ye, yüksekliği de 25 mm. artarak 1415 mm’ ye ulaşmış.Dingil mesafesi 60 mm. uzatılarak 2560 mm. olan yeni Sephia’nın iz açıklığı önde 1465 mm., arkada da 1455 mm’ ye çıkartılmış. Yeni Sephia’nın dış görünümünde- de elips farlar, yarım daire ızgara, büyük hava girişli ön tampon ve yarım daie stop lambaları eskisine göre farklılık yaratmış. Daha dikkat çekici bir hale gelen Sephia’nın büyüyen boyutları iç mekanın da fark edilir biçimde genişlemesini sağlamış. Yatık “L” şeklindeki gösterge tablosu ve orta konsol daha derli toplu bir görünüme kavuşmuş. Kullanılan malzemeelerin kalitesinin ve işçiliğin tatminkar olduğu Sephia’nın önde ve arkada rahat oturma alanı sunan koltukları orta sert dolgu malzemesine sahip. Otomobilin 293 litrelik bagaj hacmi sınıfına göre çok küçük. Arka koltuk yatırılarak bagaj hacmi genişletilebiliyor; ancak yine de yeterli değil.
Motor, performans
Kia Sephia’da 1,5 litrelik, üstten çift egsantrikli, çok noktadan enjeksiyonlu, l6 supaplı modern bir motor bulunuyor. 1498 cc. hacmindeki motor 5000 d/d’de 9l HP güç, 4000 d/d’de 135 Nm tork üretiyor. Düşük viteslerde kolay devirlenen ve atak olduğu hissini veren otomobil, 4 ve 5′inci viteslerdc bu başarısını gösteremiyor. Hızlanma testlerinde 0′dan 100 km/s hıza 11,7 sn’de ulaşan Sephia’nın bu performans değeri 1,5 litre motorlu bir araç için makul. Maksimum hızı 170 km/s olarak açıklanan Sephia hafif yokuşlarda hızını korumakta zorlanıyor. Test şartlarında 100 km mesafede 9,6 litre kurşunsuz benzin tüketen otomobil, 50 litrelik deposuyla 520 km yol alabiliyor.
Yürüyen aksam, kullanım
Sephia’nın motor devrine duyar lı hidrolik direksiyonu yüksek hızlarda yeterli sertliğec ulaşıyor; ancak yoldaki bozuklukları sürücüye hissettiriyor, özellikle yoldaki dalgalanmalar direksiyonda net olarak anlaşılıyor. Sert sayılabilecek bir süspansiyon sistemine sahip olan otomobil virajlarda kararlı bir tutum sergiliyor. Zorlandığında arkasını kont rollü olarak bırakan otomobili izine döndürmek çok zor olmuyor. Ancak yüksek hızlarda rüzgarlı yollarda düz gidiş çok stabil değil. Süspansiyon sisteminin darbe emişi çok başarılı değil; ancak yolcular aşsırı bir rahatsızlık hissetmiyor. Fren testlerinde 100 km/s hızda 56 metrede durabilen Sephia’nın bu duruş mesafesi güvenlik sınırlarının dışında.


eXTReMe Tracker
diyetisyen-diyet-