Ocak, 2008 için arşiv

Ford Fusion 1.4 Duratorq TDCi Comfort

Ford Fusion 1.4 Duratorq TDCi Comfort

“Fusion’da ekonomi keyfi”

Ford’un Fiesta bazında geliştiridği Fusion, şehir trafiğinde güven hissettiren yüksekliği, düşük yakıt tüketimi ve ulaşılabilir fiyatıyla metropollerde kullanılan SUV’lara ekonomik alternatif olabilir.


İlk olarak 2002 mart ayında gün ışığına çıkan Fusion, Ford’un Fiesta platformu üzerinde geliştirdiği bir otomobil. Avrupa pazarında 1.4 litre 80 HP ve 1.6 litre 100 HP’lik benzinli, 1.4 litre 68 HP’lik turbo dizel motorlarla satılan otomobil, ülkemizdeyse 1.6 litrelik benzinli ve 1.4 litrelik dizel motorlarla ve sadece manuel şanzımanla sunuluyor.

Karoser, iç mekan

Fiesta’yla aynı platform üzerinde yükselen UAV (Urban Active Vehicle/aktif şehir aracı) Fusion’ın 2485 mm’lik aks mesafesi bile aynı. Ancak otomobilin uzunluğunda 101 mm’lik bir artış yapılmış. Otomobilin burun yapısı özgün olmakla birlikte arka yapısı Fiesta’yla çok benzer.

Fusion’ın iç mekanı da birçok ortak parçanın kullanıldığı Fiesta’yla yoğun benzerlikler gösteriyor. Kokpit ve koltuklarda kullanılan malzemeler yeterli kalitede. Ama koltuklar biraz sert dolgulu. Arka koltukları asimetrik olarak katlanabilen Fusion’ın ön yolcu koltuğu sırtlığı da sürücü koltuğunun yanında sehpa oluşturabilecek şekilde öne katlanabiliyor. Aynı koltuğun minder kısmı da öne doğru kaldırılarak altındaki büyük göze ulaşılabiliyor.

Otomobilin bagajı, arka koltukların yatırılmasıyla 335 litreden 1175 litreye kadar genişletilebiliyor.


Motor, performans

Ford Fusion’ın yeni güç kaynağı olan, 1.4 litre hacimli, common-rail direkt enjeksiyonlu, turbo dizel TDCi motor, Ford’un PSA Group’la giriştiği motor geliştirme ortaklığının DV4 kodlu ilk meyvesi. İlk olarak Peugeot 206′da kullanıldıktan sonra Citroen C3 ve Peugeot 307′de de yararlanılan motor, Ford’da ilk olarak Fiesta’da yer aldı. Gücü ve sağladığı ekonomisiyle kullanıldığı otomobillerde kendini çoktan kanıtlayan motor şimdi Ford Fusion kaputunun altında yer buldu.

Fusion’da ekonomik karakterini test koşullarında tükettiği 5.1 litrelik motorinle kanıtlayan motor, ataklık konusundaysa yeterli canlılığı sağlayabilmesine karşın farklı karoserlere sahip kardeşlerine göre daha sakin görüntü çizdi. Bunda vites oranları benzer olsa da 80 kg hafif olan Peugeot 206 ve 80 kg ağır olan Peugeot 307′ye göre uzun tutulan son dişlinin etkisi var. Akıcılık hissi bu modellerden biraz düşük olan otomobilde bir de trafik yavaşladığında uygun vitesi seçmeden, bulunulan vitesle ilerlemeye çalışma girişimleri motorun stop etmesiyle sonuçlanabiliyor. Bunu yaşamamak için hiçbir zaman üşenmeden vites düşürmek gerekiyor. Soğukken ilk çalıştırmalarda biraz gürültülü olan motor, ısındıkça sessizleşiyor. 100 km/s’nin üzerindeki hızlarda Fusion TDCi’ın sınıfındaki benzinli otomobillerden pek farkı yok.

Kullanım, konfor

Fusion’ın direksiyonu keskin yönlendirmeleriyle otomobile hakimiyet hissini arttırıyor. Aynı şekilde çok kullanılan elemanlardan vites kolu da pürüzsüz geçişleriyle kullanımı kolaylaştırıyor.

Otomobilin motoru sert kullanımlara çok fazla izin vermiyor. Bu nedenle stabilite kaybı riskine girmek için anlamsız sürüşler yapmak gerek. Ama hızlı dönülen virajlarda zaman zaman zemine de bağlı olarak yaşanan çapraz salınımlar dikkatimizden kaçmadı. Yerden yüksek yapı nedeniyle üst hızlarda çizgiyi koruma sıkıntısı belirebiliyor. Otomobilin süspansiyonu bir aile otomobili için fazla sert. Buna koltukların sertliği de eklenince genel konfor düzeyi biraz düşük kalıyor.

Fusion’ın pedalları eski Renault 9 modellerini hatırlatır derecede küçük. Ani kullanımlarda ayağın üzerinden kayabilmesiyle eksi puan verdiğimiz fren pedalı, fren testlerinde bu sebepten ötürü zaman zaman aksamalara yol açtı. Fren ölçümlerinde 100 km/s hızdan 39 metrede durabilen Fusion, bu performansını dört duruşta kararlılıkla gösterdi.

Fiyat, donanım

Ford Fusion 1.4 Duratorq TDCi’ın fiyatı 28 milyar 709 milyon lira. Otomobilin donanımında, sürücü ve yolcu havayastıkları, klima, yükseklik ayarlı hidrolik direksiyon, elektrik kumandalı ön camlar, far yükseklik ayarı, yükseklik ayarlı sürücü koltuğu, asimetrik katlanabilen arka koltuk sırtlığı, sırtlığı yatırılabilen ön yolcu koltuğu, ön yolcu koltuğu altında çekmece, immobilizer, uzaktan kumandalı merkezi kilit, elektrik kumandalı ve ısıtmalı aynalar, içerden açılabilen bagaj kapağı, direksiyondan kumandalı radyo-teyp, deri kaplı direksiyon simidi standart sunuluyor. ABS+EBD ve manuel açılır tavan opsiyon olarak sunulurken, yan ve perde havayastıkları Güvenlik Paketi, 15 inçlik alaşım jantlar ve ön sis farları da Stil Paketi kapsamında alınabiliyor.

Mini Cooper Cabrio

Mini Cooper Cabrio

“Yılın en güzel şezlongu”

Mini’nin başarı hikayesi devam ediyor ve Cabrio ile hedef, yazın güneşi altında iyi bir yer sahibi olabilmek.

Beachclublarda eğlenmek, son birkaç yılın moda eylemleri arasında. İster Kilyos, ister Bodrum, isterse Çeşme’de olsun akıllı girişimciler, plaj gastronomisini kumlara taşıyor. Yeterli sayıda şemsiye, şezlonglar ve biraz da moda müzik… Şimdiyse BMW, bu yeni akıma en iyi uyacak otomobili üretiyor: Küçük, üstü açık ve moda bir otomobil olan Mini Cabrio. Mini kullanmak zaten “in”di, Mini Cabrio kullanmaksa artık “süper in” olacak.

Cabrio karoser Mini tarihinde köklü bir gelenek. Çünkü bir kült olan eski Mini’nin fabrikasyon veya sonradan (bu konuda uzmanlaşmış özel firmalar tarafından) üretilmiş üstü açık versiyonları uzun yıllar boyunca üretildi. Çekimler için bunlardan biri, Mengers tarafından üretilmiş eski nesil bir Mini Cabrio da bizlere eşlik etti. İkilinin arasında ortak genleri fark etmemek gerçekten çok zor. Retro, yani nostaljik tasarımlar hala oldukça beğeniliyor. Kardeşlerden yeni olanı, kesinlikle bu yılın en güzel plaj şezlongu. Yeni versiyonun en büyük avantajı, üstünün su geçirmeyecek şekilde tam otomatik olarak yani bir düğmeye basılarak açılıp kapanması. Antika versiyondaysa bunun için sürücünün, çıtalar, çubuklar ve brandayla bizzat uğraşıp durması gerekiyordu. Ancak yeni Mini Cabrio kullanmayı bir prestij unsuru haline getiren tek özellik, tavan mekanizmasının kolaylığı değil tabii ki. Bunun dışında otomobil, üstü kapalıyken bile bir cabrio olduğunu hemen anlatıyor insanlara. Çünkü yeni moda açılır metal bir tavan yerine araçta, siyah, mavi ve yeşil renklerde seçilebilen kumaş bir tavan bulunuyor. Küçücük bir deliğe dönüşen bagaj kapağıysa eski versiyonda olduğu gibi menteşeleri açıkta olacak şekilde tasarlanmış.

İki kademeli tavan açılma seromonisiyse kesinlikle çok modern. Kademelerin ilkinde tavan brandası, bir sunroof gibi 40 cm geriye kayıyor. İkinci kademede düğmeye tekrar basıldığında küçük İngiliz, kusursuz bir cabrioya dönüşüyor. Son olarak tavan brandası, birkaç kat halinde ve bagaj hacminden fazla çalmayacak şekilde katlanarak yuvasına giriyor. Bu şovun tamamı standart donanımda ve uzaktan kumanda ile 15 m kadar uzaktan da başlatılabiliyor. Ayrıca bu şov, birçok izleyicinin gözünü üzerinizde toplamayı da garanti ediyor.

Kumaş tavan Mini’nin görünümünü iyileştiremez

Kumaş tavanın iyileştiremediği tek şeyse, otomobilin nostaljik görünümü. Çünkü üstü açık kullanımda otomobilin tasarımı, uyumluluğunu kaybediyor. Bunun nedeniyse arka koltukların arkasındaki tasarımda kullanılan kırılmanın, aracın klasik siluetiyle uyuşmaması. Gerçekten de BMW mühendisleri, bu can sıkıcı ayrıntıyı gizlemek için fazla uğraşmamışlar. Arkadaki hörgüçleri andıran metalik çıkıntılar, arazi araçlarının önüne sonradan takılan bull-barlar gibi sırıtıyor. Ayrıca geri geri manevra yapmak da tam bir kabus. Güvenlik açısından mecburi olan bu yapı yüzünden arka görüş hissedilir şekilde kısıtlanıyor. Neyse ki park sensörleri otomobilin standart donanımında yer alıyor. Bunun dışında görüş özellikleri, akan trafikte de alışkanlık gerektiriyor çünkü soldan sağdaki şeride geçmek, aracın arka kısmında olanların görülmesi neredeyse mümkün olmadığından sürücüyü zorluyor. Karoserde yapılan güçlendirmeler nedeniyle aracın ağırlığı, standart versiyona göre 100 kg daha fazla ve bu fark performansta kendisini hissettiriyor. Teste konuk olan 115 HP’lik versiyon, standart versiyona göre biraz daha ağır ve tutuk bir etki yaratıyor. Aslında bu problemin arkasında, Chrysler ve BMW’nin Brezilya’da ürettiği pek de canlı olmayan 1.6 litrelik motor yatıyor. Torkun düşük olması ve uzun tutulan vites oranları, doğal olarak keyif ağırlıklı performans rakamları sunamıyor. Örneğin 0-100 km/s hızlanmada Mini Cabrio, üstü kapalı kardeşinden 1 saniye daha yavaş. Benzer bir saptama esneklik ölçümleri için de geçerli. Bir zamanların güçlü Mini versiyonlarını işaret eden Cooper unvanını bu model kesinlikle hak etmiyor. Bu performans rakamlarından hareketle 90 HP’lik Mini One’ın iyice zayıf kalacağını düşünmek yanlış olmaz. Kesin olan tek şeyse, sportif performans isteyenlerin 163 HP’lik Cooper S Cabrio’yu tercih etmelerinin gerektiği. Üstün özellikler sergileyen direksiyonsa mutlak bir sürüş keyfi kaynağı. Üstü açık haliyle Mini’nin karakteri, go-kartlara bir adım daha yaklaşıyor. Anlık yön değiştirme komutlarına mükemmel tepkiler veren bu direksiyondan çok daha iyisini yapabilmek mümkün değildir herhalde. Oxford’da üretilen otomobil, BMW’nin kalitesine yaklaşamıyor. Örneğin test otomobilinin üçgen camlarından biri yuvasından çıktı ve bir daha kapatılamadı. Karoser yüksek burulma direncine sahip olduğunu hissettirse de bozuk yollarda açık konumdaki tenteden tıkırtı sesleri geliyordu. Neyse ki bu tür zayıflıklar aracın başarısını olumsuz etkilemeyecek. Hatta başarılı olacağına ve büyük şehirlerin lüks semtlerindeki yollarda kendisine sık sık rastlayacağımıza kesin gözle bakılıyor.

Dik ön cam cabrio keyfini arttırıyor. Uzun boylular da Mini de rahat ediyor. Tente, tavandaki bir düğme yardımıyla açılıyor.

1.6 lt’lik 4 silindirli motor, 16 supaba ama tek eksantriğe sahip.

Geçmiş ve bugün: Yeni Mini, cabrio haliyle de nostaljik tasarıma sadık kalıyor. Özellikler virajlarda sürüş keyfi garanti.

Klasik versiyonla karşılaştırıldığında yeni Mini, maksimum havaya sahip. Açılan tente, arkadaki yuvasında gizleniyor.

Mengers: Nostalji meraklıları için Mini Cabrio

Almanya’nın Oldenburg kentinde yerleşik olan Mengers Special Cars GmbH (Tel: 0049-441-39893), talep üzerine özel Mini modelleri üretiyor. Fotoğraflara konuk olan otomobilse 2000 yılında üretilmiş 63 HP’lik bir Mini Cabrio. Çamurluk genişletmeleri, 13 inçlik Revolution jantlar, yarı deri döşemeler, Niro spor egzoz, ahşap gösterge paneli ve süspansiyonun alçaltılması, otomobilde yapılan kapsamlı değişiklikler arasında yer alıyor. Otomobilin tavanı ve tavanın iskeleti, manuel olarak katlanıp bagaja yerleştiriliyor. Takla barı kullanılmayan Mini Cabrio’nun fiyatıysa yaklaşık 23 bin Euro.

Ferrari’ye Türk rakip çıktı

Ferrari’ye Türk rakip çıktı Ferrari’ye rakip çıktı


Ünlü İtalyan otomobili Ferrari’ye Türkiye’den rakip çıktı. Tamamı el yapımı olan süper lüks Edonis, alıcı bekliyor.

İzmir’de tanıtımı yapılan süper lüks otomobil Edonis, sıra dışı özellikleriyle dikkat çekiyor. İzmir Pınarbaşı Yarış Pisti’nde test edilen Edonis, hızı ve görselliğiyle izleyenleri hayran bıraktı. Fiyatı 1 milyon 200 Euro olan otomobile hayran kalan vatandaşlar, aracı cep telefonlarıyla görüntüledi. Latince’de “harika ve mükemmel” anlamına gelen Edonis’i üreten Türk mühendis Ali Canko ile İtalyan Federico Trombi ve Nicola Materazzi, otomobilin bütün aksamının özel yapım olduğunu söyledi. Ali Canko, otomobilin yapımında İtalyanlar’la birlikte çalıştıklarını belirterek, “Bu otomobil Türk-İtalyan ortak yapımıdır. Hiçbir fedakarlıktan kaçınmayarak otomobili meydana getirdik. Otomobilin bütün parçaları özel olarak üretildi. Kaportası elle dövülerek yapıldı. Alüminyum alaşımdan yapıldığı için son derece kullanışlı bir otomobil. Lastikleri ve jantları fabrikada özel üretildi. Kısacası bu otomobil Türk ve İtalyan ortak yapımı. Şu anda 2 tane var. Talepler doğrultusunda üretimimiz devam edecek” dedi.

Federico Trombi ise, mükemmel bir otomobil ortaya çıkardıklarını ifade ederek, “Tamamen el yapımı olan otomobilin kaportası el dövme alüminyum. Son derece hızlı olan bu otomobil, Türk-İtalyan ortak yapımı” diye konuştu.

Otomobili kullanacak olan kişinin özel bir eğitimden geçirileceğini söyleyen Ali Canko, parayı veren herkesin direksiyonuna oturamayacağını belirtti. Aracın satışının internet üzerinden yapılacağını açıklayan Canko, “İsteyen otomobilin özelliklerini bir bilgisayar programı sayesinde internetten kendisi belirleyecek. İstediği lastiği, jantı, motoru seçip üretimi aşamasında bize bildirecek. Bizde kişilerin isteği doğrultusunda eşi benzeri olmayan çok özel otomobiller üreteceğiz” dedi.

Yapımı yaklaşık 120 gün süren otomobil, İzmir, İstanbul ve Ankara’da sergilenecek. 400 kilometre hız yapabilen süper lüks otomobil, 0′dan 300 kilometre hıza sadece 20 saniyede ulaşıyor. Bin 300 kilogram ağırlığındaki motorda 12 silindir bulunuyor. 6 ileri vitesi bulunan Edonis, 3 bin 750 santimetreküp motor hacmine sahip ve 60 sübap. Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nin de destek olduğu projeyle ortaya çıkan Edonis, F-16 savaş uçağından çok daha çabuk hızlanıyor.

Ferrari’ye rakip çıktı
16.07.2006 14:24 - Bu haber 6766 kişi, Mynet Haber bugün 316.903 kişi tarafından okundu

Ünlü İtalyan otomobili Ferrari’ye Türkiye’den rakip çıktı. Tamamı el yapımı olan süper lüks Edonis, alıcı bekliyor.

İzmir’de tanıtımı yapılan süper lüks otomobil Edonis, sıra dışı özellikleriyle dikkat çekiyor. İzmir Pınarbaşı Yarış Pisti’nde test edilen Edonis, hızı ve görselliğiyle izleyenleri hayran bıraktı. Fiyatı 1 milyon 200 Euro olan otomobile hayran kalan vatandaşlar, aracı cep telefonlarıyla görüntüledi. Latince’de “harika ve mükemmel” anlamına gelen Edonis’i üreten Türk mühendis Ali Canko ile İtalyan Federico Trombi ve Nicola Materazzi, otomobilin bütün aksamının özel yapım olduğunu söyledi. Ali Canko, otomobilin yapımında İtalyanlar’la birlikte çalıştıklarını belirterek, “Bu otomobil Türk-İtalyan ortak yapımıdır. Hiçbir fedakarlıktan kaçınmayarak otomobili meydana getirdik. Otomobilin bütün parçaları özel olarak üretildi. Kaportası elle dövülerek yapıldı. Alüminyum alaşımdan yapıldığı için son derece kullanışlı bir otomobil. Lastikleri ve jantları fabrikada özel üretildi. Kısacası bu otomobil Türk ve İtalyan ortak yapımı. Şu anda 2 tane var. Talepler doğrultusunda üretimimiz devam edecek” dedi.

Federico Trombi ise, mükemmel bir otomobil ortaya çıkardıklarını ifade ederek, “Tamamen el yapımı olan otomobilin kaportası el dövme alüminyum. Son derece hızlı olan bu otomobil, Türk-İtalyan ortak yapımı” diye konuştu.

Otomobili kullanacak olan kişinin özel bir eğitimden geçirileceğini söyleyen Ali Canko, parayı veren herkesin direksiyonuna oturamayacağını belirtti. Aracın satışının internet üzerinden yapılacağını açıklayan Canko, “İsteyen otomobilin özelliklerini bir bilgisayar programı sayesinde internetten kendisi belirleyecek. İstediği lastiği, jantı, motoru seçip üretimi aşamasında bize bildirecek. Bizde kişilerin isteği doğrultusunda eşi benzeri olmayan çok özel otomobiller üreteceğiz” dedi.

Yapımı yaklaşık 120 gün süren otomobil, İzmir, İstanbul ve Ankara’da sergilenecek. 400 kilometre hız yapabilen süper lüks otomobil, 0′dan 300 kilometre hıza sadece 20 saniyede ulaşıyor. Bin 300 kilogram ağırlığındaki motorda 12 silindir bulunuyor. 6 ileri vitesi bulunan Edonis, 3 bin 750 santimetreküp motor hacmine sahip ve 60 sübap. Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nin de destek olduğu projeyle ortaya çıkan Edonis, F-16 savaş uçağından çok daha çabuk hızlanıyor.

Karsan Premier

Karsan Premier Arkadaşlar forumda eski galiba premier ile dalga geçilmiş sanki lütfen insanların kullandıkları araçlara saygı duyalım bizdede var bi premier evimizi geçindiriyo görüntüsüde gayet hoş dalga geçenlere iki çift lafım olacak sizin o mini mini arabalarınız günde evinize ekmek parası getiremez ama bu beğenmediğiniz araba sizin arabanızdan iki tane daha alır.

………

………


eXTReMe Tracker
diyetisyen-diyet-