Volvo XC70

Volvo’nun orta üst sınıftaki station wagon modeli V70′in dört tekerlekten çekişli ve arazi kullanımına uygun yapıya kavuşturulmuş yönü olan XC 70, ilk olarak 2002 yılında tanıtıldı. Cross Country olarakta anılan otomobil, 2.5 litre 210 HP’lik benzinli ve 2.4 litre 163 HP common rail turbo dizel motor seçenekleriyle üretiliyor. Otomobil ülkemizde sadece benzinli motorla ithal ediliyor.

Karoser, iç mekan
S80′e yakınlık gösteren burun yapısına sahip V70′le ortak karoser kullanılarak yaratılan XC70′in burun yapısında biraz S60′a da benzerlik söz konusu. Otomobili saran plastik korumalar, yüksek gövde yapısşı, ön ve arkadaki korumalar kullanım alanları sınırlı da olsa arazi otomobili kimliği taşımasını sağlıyor. Bu donanımların sadece aksesuar olmadığı otomobilin sahip olduğu gelişmiş çekiş sisteminden anlaşılıyor. İç mekanda da klasik Volvo çizgisi hakim. Kabin S80, S60 ve V70’ten yoğun alıntılara sahip. Fonksiyonellik ve zamanla kolayca alışılabilen düğme fazlalığına karşın ergonomi en üst düzeyde. C70′in koltukları çok geniş ve rahat. Diz mesafeleri yeterince geniş. Otomobilin kabinden çelik separatörle ayrılan bagajı hobi malzemeleri kadar evcil hayvanlar için de ideal. 485 litre hacimli bagaj, l64l litreye kadar genişletilebiliyor.

Motor, performans
Volvo’nun S60, S80 ve V70 modellerinde de kullandığı 2.5 litrelik sıralı 5 silindirli motoru turboyla aşırı besleniyor. Otomobil, yüksek gövde ağırlığı ve sahip olduğu sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi nedeniyle ilk kalkışlarda biraz hantal görüntü çizmesine karşın yine de oldukça etkileyici. Maksimum torkun 1500 d/d’de gelmesi, bu motorda 2.4 litrelik selefine göre yapılmış en önemli gelişmelerden biri. Özellikle ara hızlanmalar, XC70′in gücünün iyice ortaya çıktığı anlar oluyor. 5 ileri vitesli şanzımanın manuel olarak da kullanılabilmesi hızlanmalar kadar yavaşlamalarda da önemli avantaj sağlıyor. Motordan yayılan 5 silindirin tahrik edici sesi ve turbo ıslığı akla “oluk oluk” akan yakıtı getirmekle birlikte müthiş bir sürüş zevki veriyor. Bu hislerin hiçbiri yalan değil, otomobil hem çok iyi gidiyor hem de yakıt gerçekten “oluk oluk” akıyor. En sakin kullanımda bile 100 km’de 10 litrenin altına inmeyen yakıt tüketimi, şehir trafiğinde ya da biraz performanslı kullanımda 17 litreye kadar yükseliyor. Test koşullarında saptadığımız ortalama olan 13.5 litre bile hayli yüksek. Sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi, yüksek ağırlık ve turbo besleme bu sarfiyatın başrol oyuncuları.

Kullanım, konfor
XC70 çok ileri boyutta sürüş teknolojisine sahip bir otomobil. S60 R ve V70 R’dan tanıdığımız günümüz tekniğinin en gelişmiş süspansiyon ve çekiş sistemlerinden biri olan Four C’ye sahip olan araçta birçok sensörün saptadığı veriler bir elektronik işlemci tarafından hızla değerlendirilip amortisör sertlikleri anlık olarak değiştiriliyor. Dünyanın en gelişmiş aktif şasi sistemi olarak nitelenen Four-C Technology (Continuously Controlled Chassis Concept/sürekli kontrol edilen şasi konsepti) kokpit üzerindeki bir düğmeyle Comfort (konfor) ya da Sport kullanım modlarına getirilebiliyor. S60 R ve V70 R’dan farklı olarak sistemde otomobili yarışçı haline getiren mod sunulmamış. Four C’nin maksimum tutunma ya da konfor için değerlendirmeye aldığı veriler arasında aracın hızı, uzunlamasına ve yanal ivmelenme, her bir lastiğin tur sayısı, lastiklerin dikey hareketlenmeleri, direksiyon sistemi tepkileri, yalpalama oranı, anlık motor torku, DTSC (Dynamic Traction and Stability Control/dinamik çekiş ve denge kontrol sistemi) verileri ve ABS’yle duruş tepkileri bulunuyor. Duruş deyince XC70 fren testlerinde 100 km/s hızdan 38 metrede güvenle durabiliyor. Elektronik kontrol ünitesinden saniyede yüzlerce veri alan sistem, sürüş sırasında otomobili içinde bulunduğu anın şartlarına adapte ederek yola bağlıyor. Çünkü süspansiyon ayarları arazi kullanımına imkan tanıyacak yapıda. Ama arazi kullanımından bu aracın Land Rover Freelander’a rakip olabileceği sonucu çıkartılmamalı. XC70 sonuçta hafif arazide de kullanılabilen bir SUV.

Volvo XC 90

Güvenlik paketi ile öne çıkan XC 90 modeli, 5 ve 7 kişilik versiyonları ile vitrinlerde. 6 ileri vites sunan XC90, ederinin üzerinde bir fiyattan sunuluyor

Volvo V70 T5

Volvo, orta üst sınıftaki station wagon modeli V70′i 2001 yılında tanıttı. 850 modelinin yerini alan ve Crosscountry’yle aynı platform üzerinde yükselen V70, geçen yıl bazı motor versiyonlarında iyileştirmeler yapıldıktan sonra, 2.4 litre 140 HP, 2.4 litre 170 HP, 2.0 litre 180 HP, 2.4 litre 200 HP ve 2.3 litre 250 HP’lik benzinli, 2.4 litre 163 HP ve 2.4 litre 130 HP’lik common rail direkt enjeksiyonlu turbo dizel motorlarla üretiliyor. Ülkemizde V70 2.0 T, 2.3 T5 ve dört tekerlekten çekişli XC 70 versiyonları satılan otomobilde istek üzerine otomatik şanzıman da alınabiliyor. Volvo Türkiye, V70 T5′i diğer versiyonlar gibi iki yıl sınırsız km uluslararası garantiyle satıyor.

Karoser, iç mekan

Önde S80′in heybetli ama bir o kadar ağırbaşlı burun yapısını taşıyan arkasındaysa Volvo’ya özgü şık köşeli tasarımın dikkat çektiği V70 T5, çok dinamik görünen bir aile stationı. Beş metreye yakın boyuyla yola ağırlığını koyan otomobil, 2670 mm’lik uzun aks mesafesinin getirdiği iç mekan avantajlarıyla da yolcularını rahat ettiriyor. Otomobilin kapısı açıldığı anda elit ambiansını hissettiren iç mekanı, yüksek kaliteli malzemeler ve hatasız işçilik uygulamaları gözü okşuyor. Dinamik tasarımlı kokpit, orta konsolunda çok düğme taşımasına karşın kullanımda hiçbir problem yaratmıyor. Ancak alışana kadar gösterge tablosunun sol alt köşesindeki ekranda izlenen yol bilgisayarı verilerini değiştirmek için kullanılan kumanda aranıyor. Sinyal koluna yerleştirilen bir “halka”yla yönetilen sistemin kullanımı çok pratik. Önde elektrik kumandalı olan koltukların sunduğu oturma alanı, diz mesafesi ve arka koltukların katlanabilme özellikleri çok başarılı. Ön koltukların minderlerine yerleştirilmiş cepler, küçük eşyaları ortadan kaldırmak için ideal. V70′in 485 litrelik bagajı, arka koltukların katlanmasıyla 1641 litreye kadar genişletilebiliyor. Arka koltuk sırtlıklarında sunulan açılır kapanır boşluk, kabinde kayak taşımaya da imkan veriyor.

Motor, performans
Volvo’nun geçen yıl bazı motorları üzerinde yaptığı geliştirme operasyonundan 2.3 litrelik motor da payını almış ve gücü 240 HP’den 250 HP’ye yükselmişti. Beş silindirli, sürekli değişken supap zamanlama kontrol sistemi CVVT’ye sahip olan 20 supaplı ve Garrett T3 turbo besleme ünitesiyle aşırı beslenen elektronik kontrollü motor, elektronik işletim sistemi ve turbo ünitesinde yapılan değişikliklerle daha da etkileyici kimlik kazanmış. Sahip olduğu Multipleks dijital elektrik sistemiyle kendi arıza teşhis özelliği de (OBD-On Board Diagnosis) bulunan motor, sürücünün gaz pedalına temasından itibaren çılgınca hızlanıyor. Elektronik çekiş ve denge kontrol sistemi DSTC devreden çıkartılarak yapılan kalkışlarda 30 km/s’den 60 km/s’ye kadar patinajla yolu adete kazıyarak ilerleyen V70 T5′in nefesi 250 km/s hıza kadar hiç kesilmiyor. Akselerasyon ve ara hızlanması deyim yerindeyse “an meselesi” olan otomobilin ivmelenmesi sürücünün karar verme hızıyla aynı. Hani bazı otomobiller vardır, her şeyi yapmanın mümkün olduğu hissini veren; V70 T5 de böyle bir araç. Kullanım şekline adaptif vites değişim özellikleri gösteren akıllı şanzımanıyla performans için müthiş bir uyum sergileyen motor, ne yazık ki yakıt tüketiminde aynı başarıyı gösteremiyor. Sakin kullanımlarda bile 11 litrenin altına düşmeyen yakıt tüketimi, sıkışık trafik akışında ortalama bir sürüş stiliyle 14 litre civarında gerçekleşiyor. Test koşullarında elde ettiğimiz tüketim değeriyse 100 km’de ortalama 11.4 litre. Otomobil 70 litrelik yakıt deposuna rağmen menzil 6l4 km’de kalıyor.

Kullanım, konfor
Dinamik şasi üzerinde yükselen ve sportif süspansiyon ayarlarına sahip olan V70 T5, konfor ve yol tutuş kararlılığının çok iyi dengelendiği bir otomobil. Dalma ya da yanlara yığılma gibi sorunların yaşanmadığı otomobilin dinamik denge ve çekiş kontrol sistemi sayesinde, virajlarda çizgisini bozmak özel gayret gerektiriyor. DTSC’den ABS’ye tüm elektronik sistemlerin devreye giriş hassasiyeti güvenlik ve sürüş zevki dengesini gözetecek şekilde ayarlanmış. Ancak bütün bunlar ne yazık ki bu denli büyük bir otomobile şehir içinde kullanışlılık kazandırmıyor. Kabin içindeki geniş ve ferah kullanım alanında ergonomik kumanda elemanları sunan otomobil, yolcularını performansı ve fonksiyonelliği kadar zerafetiyle de etkiliyor. Akıllı detaylarıyla arka koltuk yolcularının konfor ve güvenliği için de ekipmanlara sahip olan V70 T5, oturma alanları, diz ve baş mesafeleriyle yolcularını rahat ettiriyor. Otomobilin klimasından müzik sistemine, değişken formlu koltuklarından özel paspasla kaplı, ağ ve kancalarla desteklenmiş, kabinden özel fileyle ayrılmış bagajına her köşesi, büyük bir titizlikle tasarlanmış ve üretilmiş. Özetle V70′in kabininde hata bulmak çok zor. Aile otomobili de olsa gerçek bir yarışçı gibi frenleri de olması gerektiği kadar güçlü. Mükemmel dozlanan ve performanslı sürüşlerde otomobili istenildiği gibi kontrol etmeye destek olan sistem, panik frende de 38 metrede stabil duruşlar sağlayabiliyor. Sistemin ısınması durumunda duruş mesafesinin uzamaması güven veren bir avantaj.

Volvo V70

Volvo’nun üst sınıf stationu V70′ten geliştirdiği hafif arazi aracı Cross Country, konforu ve performansıyla lüks bir otomobilden beklentileri karşılarken, sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi sayesinde hafif arazi koşulları ve kaygan zeminlerde de zorlanmadan ilerliyor.

Avrupa üst sınıf station wagonlar pazarının yüzde 33′ünü elinde bulunduran Volvo, S80 platformu üzerine geliştirdiği yeni V70 modelini ilk kez bu yılın başındaki Detroit ve Brüksel Otomobil Fuarları’nda tanıttı. V70′in biraz daha yüksek tasarlanmış, sürekli dört çeker sistemine sahip olan hafif arazi şartları kullanımı için geliştirilmiş versiyonu XC Cross Country ise ilk kez bu yıl Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıtıldı. Tek motorla sunulan V70 XC Cross Country, V70 serisinin en güçlü seçeneği olan 2.4 litre 200 HP’lik motorla üretiliyor.

Karoser, iç mekan
Her ne kadar adı eski versiyonla aynı olsa da yeni V70 baştan aşağı yeni bir araç. Yeni V70, İsveçli firmanın top modeli S80′in platformu üzerine geliştirilmiş. Sedanı bulunmayan üst sınıf bir station wagon olarak nitelenen V70′in dört tekerlekten çekişli versiyonu Cross Country ise hafif arazi koşulları için üretilmiş.

Cross Country, aynı karoseri paylaşmasına karşın önden çekişli V70′ten öncelikle boyutlarındaki farklılıklarla ayrılıyor. 1650/1550 mm ölçülerindeki iz açıklığı, ön dingilde V70′ten 10 mm daha fazla olan (V70:1550/1550 mm) Cross Country’nin yerden yüksekliği de V70′ten 70 mm daha fazla. Bunun dışında aynı karoser üzerinde temel boyutlar uzunluk/genişlik/yükseklikte de Cross Country’nin V70′ten fazlası var. Toplam uzunluğu 4730 mm (V70: 4710 mm) olan Cross Country’nin genişliği 1860 mm (V70:1800 mm). Yükseklikteyse Cross Country’nin 1560 mm’lik yüksekliği V70′ten 70 mm daha fazla (V:70: 1490 mm). Uzunluk ve genişlikteki farklılık Cross Country’yi çevreleyen plastik koruma’dan, yükseklik farkıysa çekiş sistemi ve süspansiyon sisteminden kaynaklanıyor. Cross Country’nin en yakın rakibi Subaru Legacy Outback ise 4720 mm uzunluk, 1745 mm genişlik, 1580 mm yüksekliğe sahip. Ülkemizde sadece 2.5 litre 156 HP’lik motorla satılan Legacy Outback’in toplam ağırlığı 1450 kg.

Önden görünümü S80′le hemen hemen aynı olan Cross Country’nin tampon ve radyatör ızgarasındaki küçük farklılıklar dışında önemli bir farkı yok. Otomobili V70′ten ayıran özelliğiyse, tamponu radyatör ızgarasını da kapsayacak şekilde kaplayan koyu renkli plastik kaplama. Otomobili ön ve arka çamurlukların yanısıra arka tamponda da çevreleyen plastik kaplama, hafif arazi koşullarında aracın karoserinin korunması sağlıyor. Ayrıca bu kaplamayla Cross Country sadece şehir içinde yol alabilen kardeşinden daha güçlü bir görünüm kazanmış.

Volvo V70 XC Cross Country’nin iç görüntüsü de S80 ve tabii V70′le hemen hemen aynı. Yerlerde kolay temizlenebilen özel paspasların hemen dikkati çektiği iç mekan, arazi şartlarında da üst düzeyde lüks ve konforu sunuyor. Kaliteli malzemelerden üretilmiş şık tasarımlı kokpit, aşağı doğru daralan orta konsoluyla dikkat çekiyor. Alışılagelmiş köşeli Volvo kokpitlerinin aksine modern ve zarif bir görüntüye sahip olan kokpitte çok sayıda düğme olması ilk bakışta biraz karmaşık görünmesine yol açsa da, biraz alışınca aslında tüm kumandaların ne kadar yerli yerinde olduğu, kolayca kullanılabildiği fark ediliyor. Aydınlatma kumandaları direksiyonun sol tarafına yerleştirilmiş. Orta konsoldaysa müzik sistemi, resiztans, koltuk ısıtma, telefon ve klima/havalandırma sistemini kumanda etmek için düğmeler yeralıyor. Cross Country’nin yol bilgisayarına, sinyal kolu üzerinden kolayca kumanda ediliyor. Müzik sistemi ve telefonu derinlik ve yükseklik ayarlı direksiyon üzerinden kontrol etmek de mümkün.

Önde ve arkada yeterince geniş diz mesaesi ve oturma alanı sunan Cross Country’nin orta sertlikteki koltukları geniş ve rahat. Ancak yan yükseltileri biraz yetersiz. Arkada ortadaki koltuğun sırtlığa gömülü olan başlığı gerektiği zamanlarda yükseltilebiliyor. Arkadaki yolcular için havalandırma kanalları alışıldığı gibi ön koltukların arasında yere değil, kapı direklerine yerleştirilmiş. Bu tercih daha etkili bir havalandırma sağlıyor.

Cross Country’nin bagaj hacmi V70′ten farklı değil. 485 litrelik bagaj hacmi, arka koltukların yatırılmasıyla 1641 litreye çıkartılabiliyor. Kolay temizlenebilen özel bagaj halısının altında küçük eşyalar için iki göz ve gerektiğinde bagajdaki eşyaların sabitlenebilmesi için file bulunuyor.

Motor, performans
Tek motorla üretilen V70 XC Cross Country’nin hidrolik amortisörlerle açılan büyük kaputunun altında turbo beslemeli bir güç paketi yer alıyor. 2.4 litre hacmindeki, üstten çift eksantrikli, 5 silindirli, 20 supaplı, çok noktadan enjeksiyonlu motor, 6000 d/d’de 200 HP maksimum güç, 1800-5000 d/d aralığında da 285 Nm maksimum tork üretebiliyor. Değişken zamanlamalı supap kontrol sistemine sahip motor, turbonun yol açtığı güçlü bir homurtuyla çalışıyor. Otomobilin 1560 kilogramlık ağırlığının da etkisiyle alt devirlerde ve dolayısıyla ilk hızlanmalarda biraz hantal bir karakter çizen motor, turbonun 1800 d/d’den itibaren devreye girmesiyle kendine geliyor ve gerçek gücün göstermeye başlıyor.

V70 XC Cross Country’nin opsiyonel olarak sunulan otomatik şanzımanı, tiptronik özelliğe sahip değil. Ekstra olarak sadece kış koşullarında kaygan zeminlerde kullanım kolaylığı için winter modu sunan şanzımanın en büyük artısı, yol ve sürücünün kullanım özelliklerine göre vites değiştirmesi. Beş kademeli otomatik şanzıman, sürücünün gaz pedalına basış özellikleri ve yolun eğim ve virajlarını birçok sensör yardımıyla algılayarak elektronik kontrol ünitesindeki en uygun vites değişim programını kullanıyor. Bu özelliğiyle yoldaki sürüşlerde avantaj sağlayan şanzımanın arazi koşullarında çok iddialı olduğunu söylemek mümkün değil. Zeten Volvo da Cross Country’nin safkan bir arazi aracı olduğunu iddia etmiyor.

Yaptığımız hızlanma testlerinde Cross Country 0-100 km/s hızlanmasını 9.2 saniyede tamamladı. Bu değer 200 HP gücündeki bir araç için normal ancak güçlü motor asıl hünerini ara hızlanmalarda gösteriyor. Vites D pozisyonundayken 60-100 km/s hızlanmasını 6.1 saniyede gerçekleştiren Cross Country, 90-120 km/s hızlanmasını da 5.7 saniyede tamamladı. Kısacası bu otomobille hafif arazi şartlarında çamura girip çıkıp, eğimlerde güvenle gezindikten sonra otoyolda benim diyen otomobillerle boy ölçüşmek mümkün.

Cross Country, testimiz süresince 100 km’de ortalama 12.3 litre yakıt tüketti. Otomobilin performası ve ağırlığı göz önünde bulundurulduğunda 80 litrelik deposuyla 650 km’lik menzile ulaşmasını sağlayan bu tüketim miktarı normal sayılmalı.

Kullanım, konfor
Cross Country’nin önde MacPherson, arkada çok noktadan bağlantılı süspansiyon sistemi, dört tekerlekten çekiş sisteminin de desteğiyle yeterli güvenlik ve konforu sağlayabiliyor. Yol tutuş özellikleri her koşulda yüksek olan otomobilin standart donanımındaki TRACS denge ve çekiş kontrol sistemi de kaygan zeminde patinajı engelliyor ve virajda kayma yaşandığında gerekli tekerleklere fren yaparak sürücü hatalarının önüne geçiyor. Bilgisayar simülasyonları ve çarpışma testleri sonrası dünyanın en güvenli otomobillerinden biri olduğu sonucu çıkan V70, gerek zengin güvenlik donanımı, gerekse yapısıyla gerçekten güveni hissettiriyor.

Yol tutuşu sorunsuz olan otomobil, uzun karoserinin etkisiyle zaman zaman salınıma giriyor ama bu konfor ve güvenliği riske etmiyor. Otomobilin iç mekanında kullanım zorluğu olan hiçbir unsur yok. Aksine birçok kumanda, kullanım kolaylığında en uç noktaya ulaşmış. Sadece direksiyon manevralarda biraz ağır kalıyor. Bir de kapılardaki cepler, otomobilin genel fonksiyonellik anlayışının biraz dışında kalıyor. Arazi koşullarında bile iç mekandan rahatsız edici seslerin gelmemesi olumlu. İç mekanda duyulan tek ses, turbo beslemeli motorun homurtusu. Ama bu da rahatsız edici düzeyde değil. Yaptığımız gürültü düzeyi ölçümlerinde 100 km/s hızda elde ettimiz 68 dB(A)’lık değer normal sayılır.
Cross Country, fren testlerinde de başarılı sonuçlar elde etti. 1560 kg’lık otomobil 16 inçlik fren diskleri ve ABS takviyesi sayesinde 100 km/s hızda 39 metrede güvenle durmayı başardı.

Volvo V40

Volvomarkasının akla ilk çağrıştıran güvenlik mevzusu hakkındasizleri boşa yormaya gerek olmadığını düşünüyoruz. Fakatfirma hala eksikleri olduğunu düşünüyor olmalı ki ürüngamındaki en küçük boyutlara sahip model olan S40 veV40 serisini bir kez daha elden geçirdi. Testini gerçekleştirdiğimizV40 modeli Türkiye’ye 1.6 litre 109 HP, 1.8 litre 122HP, 2.0 litre 136 HP, 2.0 litre turbo beslemeli 163ve 200 HP’lik motor seçenekleri ile ithal edilen S40′ınstation wafon versiyonu. Yurt dışında bu motor seçeneklerineilaveten 1.8 litre 122 HP direkt enjeksiyonlu benzinli,1.9 litre 102 HP ve 115 HP dizel motor seçenekleri debulunuyor.

Dışıartık daha sportif
1995 yılında yollara çıkan V40 tam dört yıl aradan sonrailk makyajını geçirmişti. Bu operasyon vesilesiyle görünümündençok donanım listesi geliştirilen model, tasarım alanındakabul edilebilir en önemli makyajı bu yıl yaşadı. 2004yılında üretimine son verilmesi beklenen V40 modelininson makyaj operasyonu özellikle ön panel ve far bölümündeyoğunlaşmış. Yeni tamponlar ve radyatör ızgarası dikkatligözler tarafından hemen fark edilirken, Opel Astra Coupe’dentanıdığımız siyah çerçeveli far anlayışı V40′ı eskisindendaha sportif kılmış. Otomobilin yan ve arka tasarımıise eski versiyon ile birebir aynı.

İçmekan artık daha modern
Makyaj sonrasında aracın iç mekanı eskisine göre dahamodern hatlara kavuşmuş. Otomobilin gösterge tablosuve direksiyon simidi S60 modelinden alınırken, ortakonsolun yapısında ergonomik anlamda ilerlemeler kaydedilmiş.Orta konsolun en üstünde havalandırma ızgaraları bulunuyor.Onun hemen altında ise havalandırma ve klima kumandalarıyer alıyor. Tam ortada ise bir boş eşya gözü ve yolbilgisayarının bilgilerini değiştiren çevirmeli kumandadüğmesi bulunuyor. C70 modelinde direksiyonun arkasındabulunan bu düğme V40′ta orta konsola çekilmiş. Bu düğmeninkullanımı kolay ancak yoldan gözü ayırmaya neden olduğuiçin sürüş güvenliğini tehlikeye sokuyor.
Orta konsolun en altındaysa müzik sistemi konumlandırılmış.Makyajla birlikte V40′ın koltukları da yenilenmiş. Oldukçarahat olan koltukların önündeki lastikli ceplerse böylebir otomobile yakışmıyor. Bunun yerine sürgülü çekmecelerinkullanımı daha şık olurdu. V40 415 litrelik bir bagajhacmine sahip. Arka koltukların yatırılması ile bu hacmi1420 litreye kadar artırmak mümkün.

Güçorta seviyede
Volvo V40′ta 1948 cc hacminde atmosferik bir motor görevyapıyor. Üstten çift eksantrikli ve 16 supaplı bu motor5800 d/d’de 136 HP güç, 4000 d/d’de 190 Nm maksimumtork üretiyor. 2500 d/d’ye kadar cansız olan motor asılgücünü yüksek devirlerde göstermeye başlıyor. Daha öncetestini gerçekleştirdiğimiz Volvo modellerinde eleştirikonusu olan otomatik şanzıman V40′ta ise taktirimizitopladı.
Sürücünün sürüş stiline adapte olabilen bir teknolojiyesahip otomatik şanzıman yeterince hızlı bir şekildevites düşürebiliyor. Ancak vites geçişlerinin sarsıntılıolması pek hoş değil. V40′la yaptığımız performans ölçümlerinde0-100 km/s hıza 11.2 saniyede ulaştık. Ara hızlanmaölçümlerinde ise 60-100 km/s hızlanmasını 9.5 saniyede,90-120 km/s hızlanmasınıysa 8.5 saniyede gerçekleştirdi.Orta düzeyde bir performans sunan V40 yakıt konusundakicimriliği ile dikkat çekti. Testimiz süresince 100 km’de9 litre kurşunsuz benzin tüketen V40, 60 litrelik deposuile 666 km’lik bir menzile sahip.

V40′ı yoldan çıkarmak zor
Orta segmentte geniş ve kaliteli bir otomobil arayanlarınilgisine çekmesi beklenen V40 eskisine göre biraz dahasertleştirilmiş süspansiyonu ile başarılı bir yol tutuşkarakteri gösteriyor. Uzun virajlarda dahi yana fazlayatmayan otomobil düz gidişte de güven veriyor. Ancaksüspansiyon sistemindeki bu sertleşme iç mekanda konforubir miktar düşürmüş. Ayrıca süspansiyon sistemi birazgürültülü çalışıyor. İç mekanında genelde ergonomikbir kusurun bulunmadığı test otomobilimizde yol bilgisayarınıkontrol eden çevirmeli düğmenin yerine daha modern biryapının kullanılması tercih edilirdi. V40′ın fren sistemitestimiz süresince hissizliği ile olumsuz izlenim yaratırken100 km/s hızla giderken yapılan ani frende otomobili40 metrede güvenli olarak durdurmayı bildi.
Testinigerçekleştirdiğimiz Volvo V40 2.0′ın anahtar teslimfiyatı 38.800 Euro.

Volvo S80

2006 yılında tepeden tırnağa yenilenen S80, volvo ailesinin en büyük üyesi olarak dikkat çekiyor. Artan boyutları ve dingil mesafesi ile selefine göre daha geniş bir içmekan sunan S80, sportif tasarımı ile de pazarın idialı araçları arasında. Bir çok motor seçeneğine sahip olan S80, 2.5 litre, 3.2 litre ve 4.4 litre gibi benzinli motor seçenekleri sunuyor. 2.4 litrelik dizel motor ise oldukça ekonomik.

Volvo S60

Volvo S60 ilk kez 2000 yılında Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtıldı. Avrupa’da ilk çıktığında 2.4 litre 140 HP ve 2.4 litre 170 HP’lik atmosferik, 2.0 litre 180 HP, 2.4 litre 200 HP ve 2.3 litre 250 HP’lik turbo beslemeli motorlarla satışa sunulan otomobilin motor gamına daha sonra ilk olarak 2.5 litre 210 HP’lik benzinli, ardından 2.4 litre 130 HP ve 163 HP’lik turbo dizel motorlar eklenirken bu yıl içinde aracın topmodeline güç veren 2.5 litre 300 HP’lik motor ürün gamma dahil edildi. İsminin sonuna 300 HP’lik motorun kazandırdığı yarışçı kimliği simgeleyen R ekini alan S60 R versiyonu, manuel ve Geartronic otomatik şanzımanla üretiliyor.

Karoser, iç mekan
Genel karoser hatları S60′tan farksız olan otomobilin dış görünümü abartısız bir şekilde yarışçı kimliğine adapte edilmiş. S60 R’ın burun yapısı radyator ızgarasını saran gümüş görünümlü çerçeve ve büyütülüp alçaltılmış dev hava girişli tamponla standart kardeşlerine göre geliştirilmiş. Arka kısımdaki tek değişiklikse bagaj kapağının üzerine yerleştirilen ince spoyler. Izgara ve bagaj kapağındaki R harfleri küçük performans göstergeleri olarak dikkat çekiyor. Bu harflerin diğer markalarda alışıldığı üzere kırmızı renkli bile olmaması gösterişten hoşlanmayan sürücüleri cezbetmek için yeterli. Otomobilin diğer S60 versiyonlarıyla aynı hatlara sahip iç mekanındaysa mücevher gibi ışıldayan R-blue adlı mavi renk zeminli göstergeler, deriyle kaplı üç kollu direksiyon simidi ve kapı eşiklerinde R logoları ve yanal destekleri artırılarak sportif kimlik kazandırılan koltuklar farklı bir ambians yaratıyor. Tabii kokpite eklenmiş aktif şasi kontrolü seçim düğmelerini de eklemeliyiz. Kabin içinde alışılagelmiş Volvo ergonomi anlayışının ömeklerini gözlemlemek mümkün. Sportif koltuklar vücudu tam olarak sararken oturma alanları ve diz mesafeleriyle yolcularını rahat ettiriyor. Ama doğal deri döşemelerin renkleri her zevke uymayabilir. S60 R’ın 425 litrelik bagajı sınıfına göre küçük kalıyor ama bu özel otomobile kimsenin çok fazla eşya yüklemeyi düşüneceğini sanmıyoruz.

Motor, perfomans
Volvo, S60 R’ı iddialı kılabilmek için ürün gamının en güçlü motoruyla silahlandırmış. R-blue olarak adlandırılan mavi rengin kullanıldığı motor bölümünde emme manifoldunun alüminyum kapağında R logosu göze çarpıyor. Firmanın T5 versiyonlarındaki 2.3 litrelik motorun geliştirilmiş versiyonu olan 2521 cc hacimli ve 5 silindirli motor, 5500 d/d’de 300 HP güç, 1950-5250 d/d arasında sürekli 400 Nm maksimum tork üretiyor. KKK turbosunun ürettiği l barlık basınçla beslenen üstten çift eksantrikli motor, sürekli değişken supap zamanlama kontrol sistemi CVVT’ye de sahip. Kontak anahtarı çevrilip marş verildiğinde güçlü bir homurtuyla sürücüsünü ürperten S60 R, daha ilk anda oyuncağın tehlikeli olduğunu anlatıyor. Sert debriyaj pedalı bırakılıp gaz pedalına yüklenildiğindeyse ok yaydan fırlamış oluyor. Kalkış anındaki tork öylesine güçlü ki, otomobilde çok kaliteli bir müzik sistemi olmasına karşın CD çalardaki CD’de atlamalara yol açıyor! Bu sırada DSTC kapalıysa dört lastiğin birden sesini duymak mümkün olabiliyor. Şiddetli ivmelenme isteğini hiçbir hız ve devirde yitirmeyen otomobilin motoru dördüncü viteste 7000 d/d’ye ulaştığında gösterge tablosu 200 km/s’yi gösteriyor. Bundan sonra elektronik olarak sınırlanmış olan 250 km/s’lik maksimum hızına ulaşmak için sakince ilerlemek bilc yeterli. Bütün bunlar olurken yayılan görkemli gürültüyse çevredekileri yarış pistinde hissettirebilecek kadar güzel bir senfoni. S60 R’la yapılması istenenler için sadece düşünmek yeterli. Çünkü otomobil sürücünün karar verme hızına uyum sağlamayı çok iyi biliyor. Test süresince 100 km’de 14.7 litre yakıt tüketen otomobil 476 km’lik menzile ulaşabiliyor. Ama belirtmek gerek, bu tüketim değerini yakalayabilmek için gerçekten kontrollü, yani otomobilin keyfine tam olarak varamadan kullanmak gerekiyor.

Kullanım, konfor
XC90 ve S60 AWD’deki süreli dört tekerlekten çekiş sistemiyle donatılmış olan S60 R’da bulunan en önemli teknolojilerden biri de Four-C Technotogy. Dünyanın en gelişin aktif şasi sistemi olarak nitelenen Four-C Technology (Continuously Controlled Chassis Concept/sürekli kontrol edilen şasi konsepti) kokpit üzerinde sürücünün kullanım stiline göre seçim yapması için sunulmuş üç şasi ayar düğmesiyle yönetiliyor. S60 R’ı, safkan bir yarışçı ya da safkan bir aile otomobili kimliğine büründürmek için sadece Comfort (konfor), Sport (sportif) ve Advanced Sport (gelişmiş sportif) düğmelerine basarak tercih yapmak yeterli. Bu seçim doğrultusunda Advanced Mode’da Volvo”nun R versiyonları pistte performans sergileyebilecek kadar sertleşiyor. Sistemin işleyişi araçtaki birçok sensörün verilerinin bir elektronik işlemci tarafından hızla değerlendirilip amortisör sertliklerini anlık olarak değiştirilmesine dayanıyor. Sistemin maksimum tutunma ya da konfor için değerlendirmeye aldığı veriler arasında, aracın hızı, uzunlamasına ve yanal ivmelenme, her bir lastiğin tur sayısı, lastiklerin dikey hareketlenmeleri, direksiyon sistemi tepkileri, yalpalama oranı, anlık motor torku, DTSC (Dynamic Traction and Stabiliry Control/dinamik çekiş ve denge kontrol sistemi) verileri ve ABS’yle duruş tepkileri bulunuyor. Bu verilerle kontrol ünitcsinden saniyede 500 adet veri alan sistem, sürüş sırasında otomobili içinde bulunduğu anın şartlarına adapte ederek yola bağlıyor. Direksiyon tepkileri süspansiyon sertliğine göre giderek daha direkt hale gelen otomobilin belki de en önemli sorunu manevralarda ortaya çıkıyor. Dört tekerlekten çekiş sisteminin etkisiyle S60 R’ın dar alanlardaki manevra kabiliyeti çok sınırlı. Standart S60 versiyonlarının dönüş çapı 10.8 metreyken, S60 R’ın 13 m. S60′ın fren sistemi R versiyonunda yüksek gücü etkili olarak dizginleyebilmek için dört pistonlu Brembo alüminyum fren kaliperleri ve 330 mm çapında hava kanallı diskler kullanılarak geliştirilmiş. Yaptığımız fren ölçümlerinde otomobil 100 km/s hızdan 36 metrede durmayı başardı. Bu rakam otomobilin performansına yakışan bir değer.

Volvo S40

Volvo’nun orta sınıf modeli S40, 1995′te tanıtıldıktan sonra sedan ve V40 adını taşıyan station wagon karoser seçenekleriyle üretildi. Bu süreçte iki kez makyajlanan otomobil, 2003 sonunda tamamen yenilendi. S40′ın station wagon kardeşiyse V50 adıyla 2004 ilkbaharında tanıtıldı. Volvo’nun Belçika’daki Ghent tesislerinde üretilen yeni S40, ülkemizde benzinli 1.6 litre 100 HP, 1.8 litre 125 HP, 2.4 litre 170 HP ve 2.5 litre 220 HP’lik, turbo dizel 1.6 litre 110 HP ve 2.0 litre 140 HP’lik motor versiyonlarıyla satılıyor.

Karoser, iç mekan
Selefîne göre daha geniş ama daha kısa karoserli S40′ın 4468 mm’lik boyu 48 mm azaltılırken aks mesafesi 78 mm uzatılarak 1640 mm’ye çıkartılmış. Yeni S40′ın platformu Ford Motor Company şemsiyesi altında geliştirilen Mazda3 ve yenilenen Ford Focus’ta da kullanılıyor. Bilindiği gibi ilk S40′ta Mitsubishi Carisma’yla ortak platform ve Renault Megane’la ortak motor kullanılıyordu. Köşelere iyice yaklaştırılmış olan tekerlekleriyle güçlü görünüme sahip olan S40, S80′le başlayıp S60′ta süren Volvo’nun modern yüzünü taşıyor. S40′ın yeni bir tasarım anlayışının hakim olduğu iç mekanında en dikkat çekici unsur, İskandinav minimalizmini açıkça yansıtan orta konsol. Kokpitin altında kalan arkası boş olan iskemle formlu orta konsol, İsveçli elektronik üreticisi Bang & Olufsen’in çizgisini hatırlatan bir panel haline gelmiş. Ama daha yüksek donanımlı versiyonlarda seçilen renkler daha etkili görünmesini sağlıyordu. Bu panelin arkasında küçük eşyalar için bir göz var. Konsolun üzerindeki LCD ekranda müzik ve havalandırma komutları grafik görüntülü olarak yapılıyor. Otomobilin gövde boyutlardaki küçük değişiklikler iç mekanın yapısını pek etkilememiş. Arkadaki kısıtlı diz mesafesi, S40′ta geleneksel bir aksesuar olacak gibi… Fonksiyonelliğin popüler bir trend olduğu günümüzde akıma katılmayan S40, ön kapılarında sunulan ancak sigara paketi alabilecek büyüklükteki ceplerle konuya biraz alaycı yaklaşıyor gibi… Selefinden 67 litre daha küçük olan 404 litrelik bagaj, orta sınıfta konumlandırılmış bir otomobil için yetersiz kalabilir.

Motor, performans
İsveçli üretici satışlarının büyük bölümünü oluşturan modellerinde kendi geliştirdiği turbo beslemeli motorları kullanıyor. Yoğunlukla Avrupa pazarında satılan 1.6 litrelik motora sahip S40′lar için ilk nesilde Renault ile işbirliği yapılmış ve yıllarca 110 HP’lik motor kullanılmıştı. Ford Motor Company şemsiyesi altına girdikten sonra ortak platform, parça, ekipman kullanımına katılan Volvo, en küçük modeli S40′ta motoru da Ford’dan almış. 100 HP’lik Duratec motor, ikinci nesil Focus’a aktarılırken maksimum torku 145 Nm’den 150 Nm’ye yükseltilmişti. S40′ta da bu haliyle yer alan motor, otomobilin 1235 kg’lık ağırlığıyla baş etmek zorunda bırakılmış. Alt devirlerde zaten ağır olan motor, arttırılan torkuyla ilk nesil Focus’taki devirlenme sıkıntılarını yaşatmıyor. Ama otomobilin sol şerit prestiji performans nedeniyle güçlü Volvo imajını aşamıyor. Ne 0-100 hızlanmada ölçtüğümüz 11.9 sn’lik performans ne de ara hızlanmalardaki değerler pek tatminkar değil. S40′ın 1.6 litrelik motorlu versiyonunda Ford’un 1.6 litre 115 HP’lik yeni motoru kullanılsa çok daha iyi olurmuş. Uzun oranlı viteslerden oluşan şanzımanla yönetilen bu motorun düşük yakıt tüketimi ilkesi de S40′ın ağırlığı karşısında biraz şaşıyor. 100 km’de saptadığımız 8.4 litrelik tüketim aynı aileden daha düşük ağırlıklı modellerde 8.0 litrenin altına inebiliyor.

Kullanım, konfor
S40′ın en önemli kozlarından biri, sahip olduğu gelişmiş platform ve süspansiyon yapısı sayesinde gösterdiği yol tutuş performansı. Yeni Focus ve Mazda3′ten tanıdığımız gibi kararlı yol tutuş özellikleri sergileyen otomobil, önden çekiş sisteminin sahip olduğu olağan dezavantajları bünyesinde çözüp kullanıcıya yansıtmak istemiyor gibi davranıyor. Bunu 1.6 litrelik versiyonun düşük gücüne bağlamamak gerek çünkü 2.5 litrelik T5 versiyonunda da bu tutunma kararlılığını gözlemlemiştik. Hatta belki 1.6 litrelik versiyonda düşük motor gücünün yararını görüyoruz, T5′te yetersiz bulduğumuz direksiyon hassasiyeti, sistemin kumanda etmesi gereken gücün düşüklüğünden bu sorunu hiç hissettirmiyor. Manevralar, şerit değiştirmeler keskin ve net. Yüksek hızdaki hakimiyet hissi de çok yüksek. Rahat rahar söyleyebiliriz ki yeni S40, verdiği güvenli sürüş hissiyle ilk S40’tan daha çok Volvo.

Volvo C70

Volvo’nun S70 modeliyle aynı platformu paylaşan C70, ilk kez 1996 yılında Paris Otomobil Fuarı’nda coupe karoserle tanıtıldı. Convertible versiyonsa 1998 yılında gün ışığına çıktı. 1998′de sadece Amerika’da satılan otomobilin Avrupa ve Türkiye’ye gelişiyse bir yıl sonraya denk geliyor. Avrupa ve Amerika pazarında 1.9 litre 163 HP, 2.0 litre 226 HP, 2.3 litre 240 HP ve 2.4 litre 193 HP’lik motor seçenekleriyle satılan C70 2.0 T Convertible, Türkiye’ye 2.0 litre 163 HP ve 2.3 litre 240 HP’lik motorlarla ithal ediliyor.

Karoser, iç mekan
Volvo S70/V70 temel alınarak geliştirilen C70′in cabrio versiyonu olan C70 Convertible, öncelikle Amerikan pazarını hedeflediğinden “convertible” adını taşıyor. Toplam 4716 mm’lik uzunluğu S70′ten sadece 6 mm daha kısa olan C70′in yüksekliği de doğal olarak daha az. Ön görünümü tampon dışında coupe versiyonuyla aynı olan otomobilin genel hatlarında kumaş tente dışında belirgin bir farklılık yok. Profildeki kalın koruyucu bantlar, bombeli zemine yerleştirilmiş. C70 Convertible’ın yüksek arka kısmındaysa tampona kadar inen bagaj kapağının üst kısmındaki spoyleri andıran çıkıntı bulunuyor.

İç mekan S70 ve C70 Coupe’den tanıdık. Ahşap kaplamalarla zenginleştirilen kokpit, 80′lerin tasarımını hatırlatan köşeli yapıya ve tipik Volvo karakterine sahip. Kokpitte ilk bakışta orta konsolun üst kısmındaki hoparlör dikkat çekiyor. Bu hoparlörün müzik sisteminin başarısında payı olduğu kesin; ancak pek estetik görünmüyor. Kokpitte göz önünde olan tüm kontrollere kolaylıkla ulaşılıyor. Ancak direksiyon simidi ve silecek/sinyal kollarının arkasında gizlenen yol bilgisayarı kontrol düğmesi, tente açma-kapama, sis farları gibi sağa ve sola dağıtılmış iki sıra düğmeye ulaşmak için gözü yoldan ayırmak, hatta kafayı sağa ya da sola eğmek gerekiyor. Rahat okunan gösterge tablosunun altındaki ince uzun ekranda yol bilgisayarı verileri izlenebiliyor. Yol bilgisayarında istenilen bilgiye ulaşmak için çevirmeli bir düğmenin kullanılması pratikliği engelliyor. Sabit hız kontrol sistemi sinyal kolunun ucundan kolayca kumanda edilebiliyor. Elektrikli cam ve dış aynaların kumanda düğmeleri kapı kolçağında ve kullanımı kolay. Sürücü camının tek dokunuşla kapatılamamasına karşın dört camın tek düğmeyle açılıp kapanabilmesi olumlu. Depo ve bagaj kapağının kapı içinden açılabilmesi de yararlı. Tente, açıp kapatırken düğmeyi sürekli basılı tutmak gerekiyor.

Volvo C70 Convertible’ın koltukları rahat ve geniş. Elektrikli ayarlanan koltuklarda ideal oturma pozisyonunu ayarlamak çok pratik. Ama arka tarafa geçmek için yatırılırken biraz yavaş kalıyor. Volvo koltukların hareket hızını güvenlik nedeniyle düşük tutmuş. Yan kısımlardaki kol çekili tutulduğu sürece öne kayan koltuk sayesinde arka kısma geçiş rahat yapılabiliyor. Ön kısmın ferahlığına karşın arka kısım nispeten daha dar. Vites kolunun önündeki boşlukta küllük, koltuk ısıtma düğmeleri ve bozuk para için küçük ama yararlı bir göz bulunuyor. Geniş kol dayanağının önünde açılan portatif ikili bardaklık çoğu örneğinden daha pratik.

C70 Convertible’ın 260 litrelik bagaj hacmi, rakiplerine yakın ama genişletilemiyor. (Mercedes CLK: 235/350 lt, BMW 323 Ci: 260/300 lt, Saab 9-3 Aero: 295/380 lt) Ama tampona kadar inen bagaj kapağı sayesinde kolayca kullanılabiliyor.

Motor, performans
C70′te 1984 cc’lik, 5 silindirli, üstten çift eksantrikli, 20 supaplı ve turbo beslemeli bir motor yer alıyor. 5100 d/d’de 163 HP güç üreten motor, 230 Nm’lik maksimum torkunuysa 1800 d/d’den 5000 d/d’ye kadar olan aralıkta sürekli veriyor. Türkiye, İtalya, Yunanistan gibi vergilerin motor hacmi ve ağırlığa göre belirlendiği belli pazarlarda kullanılan motor, alt devirlerde biraz hantal kalıyor. Ancak 2000 d/d civarından itibaren turbo desteğiyle kolayca devirleniyor. C70′teki otomatik şanzımanda overdrive fonksiyonu ve kış kullanım seçeneği sunulmuş. Alman rakiplerindeki otomatik şanzımanlara göre teknolojik olarak geride kalan şanzımanın geçişleri sarsıntılı ve vites düşürürken de ağır davranıyor.

Yaptığımız hızlanma testlerinde 0′dan 100 km/s’ye 10.7 saniyede ulaşan C70, 130 km/s’ye de 16.8 saniyede çıktı. Esneklik testlerindeyse 60-100 km/s hızlanmasını 6.8 saniyede gerçekleştiren C70, 90- 120 km/s hızlanmasını da 6.7 saniyede tamamladı. Bu rakamlar rakiplerinden çok farklı değil. C70 Convertible, test süresinde 100 km’de ortalama 13.6 litre yakıt tüketti. Bu ortalamayla ulaşabileceği menzilse 500 km.

Kullanım, konfor
Genel olarak başarılı kullanım özellikleri sunan, STC (Stability Traction Control: Stabilite Çekiş Kontrol Sistemi) sisteminin desteğiyle güvenli ve başarılı yol tutuş özelliklerine sahip olan ve konfor adına pek eksiği bulunmayan C70 Convertible’ın bazı aksaklıklar var. Direksiyon simidinin biraz hissiz olması, iç mekanda sinyal ve silecek kollarının perdelediği düğmelere ulaşmanın zorluğu ve tente kapalıyken belli açılarda yaşanan görüş problemi göze batıyor. Esneme direnci çok iyi olmayan otomobilden duyulan sesler de biraz keyif kaçırıyor. Hızlı girilen virajlarda bile STC’nin de desteğiyle kolay kolay izinden ayrılmayan C70′in yüksek hızlardaki stabilitesi çok iyi.

Sert süspansiyon sistemi, yol tutuş kadar darbe emişte de yeterince başarılı. Ancak konforu asıl sağlayan yumuşak koltuklar. Ne var ki ısıtmalı koltukların da yan yükseltileri yeterli değil. Genel olarak sessiz bir otomobil olan C70 Convertible’da yaptığımız ölçümlerde vites D konumundayken 100 km/s hızda elde ettiğimiz 65 dB(A)’lık rakam, rakiplerinden daha iyi. Dünyada ilk kez C70′te kullanılan Dolby Surround Prologic System’in sunduğu yüksek ses kalitesini bozabilen tek unsursa turbonun ıslığı.

Yüksek güvenlik donanımına sahip olan C70 Convertible’ın frenleri başarılı. EBD destekli ABS sayesinde C70, 100 km/s hızda yaptığımız panik frenlerde 38 metrede durmayı başardı. Bu rakam başlıca rakipleriyle aynı düzeyde. C70′te 5 kişi için de ön gergili emniyet kemerleri kullanılmış. SIPS (yan darbelerden koruma sistemi), yan hava yastıkları, WHIPS (boyun yaralanmalarını azaltan ön koltuk kafalıkları), yan hava perdeleri C70′in zengin güvenlik donanımlarını oluşturuyor.

Volvo C30 Efficiency

Volvo’nun yeni tasarım anlayışını bütünüyle yansıtan ve hakkında en fazla konuşulan yeni modellerinden biri olan yeni Volvo C30 verimli yakıt tüketimi sayesinde çevreye dost kişiliği ile de ön plana çıkıyor. Volvo’nun genç şehirlisi Volvo C30 yeni üretim modeli Efficiency ile otomobildeki yakıt tüketimini daha da aza indiriyor.

Volvo Cars’ın 2008 yılında piyasaya süreceği Volvo C30, 1,6 litre turbo dizel motoruyla (105 bg) 100 kilometrede 4,5 litreden az yakıt tüketecek. Volvo Cars uzmanları, bugün piyasada olan C30 1,6D’nin resmi tüketim değeri olan 4,9 l/100 km rakamını 0,4 litrenin de üzerinde düşürmeyi başardılar. Böylece karbondioksit emisyonu da kilometrede 129 gramdan 120 gramın altına düşmüş oluyor.

Volvo Cars Araştırma ve Geliştirme Başkan Yardımcısı Magnus Jonsson: “Normal benzinli ve dizel motorlarımızın yakıt tüketimini azaltmaya kesinlikle kararlıyız. Bunu yaparak tüm model yelpazemizin karbondioksit emisyon düzeyini de azaltmış olacağız” şeklinde açıklama yaptı.

“Bir otomobil modelindeki birçok sistem ve ayrıntı, en küçük dizel motordan en güçlü benzinli motora kadar tüm modellere uygun olarak şekillendiriliyor. Bu da her bir motor türüne, özellikle de en küçük seçeneklere ince ayarlar yapma fırsatı doğuruyor,” diyor Magnus Jonsson.

Dört temel alanda bir dizi önlem

Yakıt tüketimindeki düşüş, dört temel alanda alınan önlemlerle mümkün oldu.

• Aerodinamik. Volvo C30’un Efficiency modelinin özellikleri arasında düşük şasi yüksekliği, yeni arka tavan spoyleri, yeni arka tampon, gövde altı panelleri, iyileştirilmiş motor soğutma sistemi ve aerodinamik açıdan geliştirilmiş 16 inç jant bulunuyor.

• Efficiency’de yeni nesil düşük sürtünmeli lastiklerle sürtünme azaltıldı.

• Daha yüksek vites. Benzersiz vites kutusunun 3. , 4. ve 5. viteslerinin oranları yükseltildi.

• Aktarma organlarının verimliliği artırılırken, düşük sürtünmeli şanzıman yağı, geliştirilmiş hidrolik direksiyon desteği ve motor yönetiminde yapılan iyileştirmeler ise ön plandadır.

Özel Volvo C30’a bu niteliklerini yansıtan görsel unsurlar da eklenecektir.

İsveç’te nakit indirimi

İsveç’te kilometrede 120 gramdan az karbondioksit emisyonu sağlayan otomobiller, “yeşil” otomobiller olarak sınıflandırılıyor. Bu sınıfta yer alan sıfır kilometre otomobil satın alan kişilere, İsveç devleti 10 bin İsveç kronu (yaklaşık 2,000YTL) destek sağlıyor.

Magnus Jonsson’un açıklamasına göre, bu önlemler hem tüketici, hem çevre için yarar sağlıyor. Aynı spor görünümlü ve kullanımlı Volvo C30’u satın alan tüketici daha da az yakıt tüketiminden yarar sağlarken, bazı ülkelerde de vergi indirimleri elde ediyor. Aynı zamanda, karbondioksit emisyonu da yaklaşık yüzde 8 oranında azalıyor.

Powershift, tüketimi %8 azaltıyor

2008’in başında “Powershift” adlı özelliğe sahip şanzımanları piyasaya sürmeye hazırlanan Volvo Cars, yakıt tüketimini günümüzün otomatik şanzımanlarına göre yüzde 8 civarında azaltmayı hedefliyor. Volvo bu şanzımanı, Volvo C30, Volvo S40 ve Volvo V50’nin 2 litre turbo dizel motorlarında sunmayı planlıyor.

Powershift’in ayrı debriyajlarla kontrol edilen iki mekanik vites kutusundan oluştuğunu söylemek mümkündür. Vites değişimi sırasında tork aktarımında azalma olmadığı için vitesler anında değişmekte ve verimlilik değeri yüksek kalmaktadır.

Benzinli ve dizel motorlarda gelişmeler

Çevre, Volvo Cars’ın en önemli odak noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Bu doğrultuda diğer benzinli ve dizel motorlarda da sürekli iyileştirmeler yapılıyor. Konuyla ilgili çalışmalar sürdüren uzmanlar, benzinli motorlardaki doğrudan püskürtme teknolojisinin nasıl iyileştirilebileceğini incelemekte ve hava/yakıt karışımının subap kontrolünün nasıl geliştirilebileceğini araştırıyor.

Dizel motorlardaki en büyük güçlüğün yakıt tüketimi olmadığını söyleyen Magnus Jonsson, “buradaki sorunumuz, zaten düşük olan yakıt tüketiminden ödün vermeksizin azot oksit ve parçacıklar gibi kontrollü salımlar üzerinden giderek artan talepleri karşılamak” dedi.

Bu basın dokümanındaki tanımlar ve nitelikler Volvo Cars’ın uluslararası otomobil modelleri ile ilişkilidir. Tanımlanan özellikler opsiyonel olabilir. Otomobillerin özellikleri bir ülkeden diğerine farklılık gösterebilir ve önceden bildirim yapmadan değiştirilebilir.


eXTReMe Tracker
Toplist sohbet toplist evden eve nakliyatevden eve nakliyat toplist - sohbet - chat - site ekle
Detaylist Toplist
Toplist, adult, Porno, netlog, hikaye, Otel Alemsiz Toplist - Siteni Ekle Sende KAZAN PR4 Toplist Alemsiz.Comcet - chat toplisttoplist
toplistçiçekçi